Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/10960 E. 2012/5478 K. 03.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10960
KARAR NO : 2012/5478
KARAR TARİHİ : 03.04.2012

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı, davacı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı şirket vekili Av. … gelmiş, davalı tarafından kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Dava, ayıplı olduğu iddia edilen kumaşlar için ödenen satım bedelinin iadesi istemine ilişkindir.
Davalı vekili, mahkemenin yetkisiz olduğunu, ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını, mallarda ayıp bulunmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, tanık anlatımlarına göre ayıp ihbarının derhal yapıldığı, eser sözleşmesine göre BK.’nun 363. maddesi uyarınca davanın zamanaşımına uğramadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık ticari satımdan kaynaklanmakta olup, mahkemece hukuki nitelendirmede hataya düşülerek taraflar arasındaki ilişkinin eser sözleşmesi olarak kabul edilmesi isabetsizdir.
TTK’nın m.25/3 hükmüne göre “Emtianın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde keyfiyeti satıcıya bildirmeye mecburdur. Açıkça belli değilse alıcı emtiayı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde muayene etmeye veya ettirmeye ve bu muayene neticesinde emtianın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını muhafaza için keyfiyeti bu müddet içinde satıcıya bildirmeye mecburdur. Diğer hallerde Borçlar Kanununun 198 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları tatbik olunur.” Öte yandan TTK’nın 20,III maddesine göre, “Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmek veya mukaveleyi fesih yahut ondan rücu maksadiyle yapılacak ihbar veya ihtarların muteber olması için noter marifetiyle veya iadeli taahhütlü bir mektupla yahut telgrafla yapılması şarttır.” Bu durumda mahkemece TTK’nın 25.maddesinde öngörülen ayıp ihbarının tanık anlatımlarına göre süresinde yapıldığının kabulü suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.