Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/11012 E. 2012/3626 K. 07.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11012
KARAR NO : 2012/3626
KARAR TARİHİ : 07.03.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic.Mah.Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında yapılan genel kredi sözleşmesi gereğince müvekkiline ticari kredi kartı verildiğini, müvekkilinin kredi hesabından 06.07.2007 tarihinde 203.000 TL çekildiğinin anlaşıldığını, ancak dekonttaki imzanın müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 06.07.2007 tarihli 203.000 TL bedelli para çekme dekontundaki imzanın davacıya ait olduğunun haricen aldıkları bilirkişi raporu ile belirlendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, benimsenen Marmara Üniversitesi Grafoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi’nden alınan 22.09.2010 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davaya konu 06.07.2007 tarihli ve 203.000 TL bedelli dekonttaki imzanın davacının eli mahsulü olmadığının belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davalı bankanın 06.07.2007 tarihli ve 203.00 TL bedelli ödeme işlemine ilişkin olarak davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı banka vekilince temyiz edilmiştir.
Dosya içerisinde bulunan Adli Tıp Raporunda inceleme konusu dekonttaki … adına atfen atılmış bulunan imzanın teşhise götürecek önemli materyal ve yazı unsuru içermeyen karalama tarzında çizgilerden ibaret basit tersimli bir imza olması nedeniyle anılan kişinin eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği bildirilmiş, 22.09.2010 tarihli üç kişilik bilirkişi raporunun sonuç bölümünde ise; “Makbuz üzerindeki imzanın … isimli şahsın imzası ile başlangıçları açısından benzerlikler gösterse de devamında yapılan hareketler açısından şahsın eli ürünü olmadığı” yönünde kanaat bildirilmiştir. Davalı vekili tarafından bilirkişi heyetince düzenlenen bu rapora itiraz edilmiş ve yeni bir heyetten tekrar rapor alınması istenmiştir. Bu durumda mahkemece, Adli Tıp raporu ile bilirkişi heyeti raporu arasındaki görüş farklılıkları gözetilerek sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için konusunda uzman bilirkişilerden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi heyetine yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılıp tüm deliller birlikte değerlendirilip varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ. Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.