Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/11197 E. 2012/5479 K. 03.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11197
KARAR NO : 2012/5479
KARAR TARİHİ : 03.04.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmasız, davalı … vekilince de duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı şirket vek.Av…. ile davalı … vek.Av….,davalı asiller … ve … gelmiş diğer davalı … ve vekili gelmemiş olduğundan onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalıların maliki oldukları taşınmaz üzerinde müvekkili tarafından değeri 494.500 TL olan akaryakıt istasyonu ve LPG istasyonu inşa edildiğini, müvekkilinin intifa hakkına dayanarak yapmış olduğu masraflar da dahil olmak üzere taşınmazın ipotekli takip yoluyla satışının talep edildiğini, tahmini bedelin 1.300.480 TL olduğunu belirterek, taşınmazın satışı ile elde edilerek bedelinin tespit tarihi olan 06.06.2008 tarihinden itibaren işlenecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, davanın akaryakıt bayilik sözleşmesini imzalayan Aksel Petrol şirketine yöneltilmesi gerektiğini, akaryakıt bayilik sözleşmesinin 11.04.2007-11.04.2012 tarihleri arasında geçerli olup, henüz sona ermediğini, davacı tarafından yapıldığı iddia edilen yapı ve inşaatların Aksel Şirketi tarafından yapıldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, dava konusu edilmeyen hususların temyizde ileri sürülmesinin mümkün olmamasına ve özellikle davalı …’nun ipotek alacaklısı olmasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Mahkemece uyuşmazlık konusu taşınmaz üzerindeki eklentilerin davacı tarafından yapıldığı kabul edilmişse de bu kabulün hangi gerekçe ve delillere dayandığı denetime elverişli şekilde açıklanmamıştır. Bunun yanında hükme esas alınan bilirkişi raporu da tarafların ve Yargıtay’ın denetimine elverişli olmayıp, yeterli ayrıntıyı içermemektedir. Öte yandan her dava, davanın açıldığı tarihteki koşullar gözetilerek karara bağlanır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacıya ait olduğu mahkemece kabul edilen eklentilerin değeri 2011 fiyatları üzerinden hesaplanmış olup, mahkemece bu alacağa dava tarihi olan 7.12.2009 tarihinden itibaren faiz yürütülmüştür. Bu durumda mahkemece, kazanılmış haklar da gözetilerek, konusunda uzman bilirkişi kurulundan yeniden rapor alınıp, tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi ve özellikle davacının dava tarihindeki koşullara göre alacağının ve mahsup edilecek miktarın tespiti suretiyle varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte gösterilen sebeple hükmün davalı … yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı … yararına takdir edilen 900 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı …’na verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine,03.04.2012 gününde oybirliğiyle karar