Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/11282 E. 2012/2597 K. 22.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11282
KARAR NO : 2012/2597
KARAR TARİHİ : 22.02.2012

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki birleşen menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; davalı …’in müvekkilinin eski temsilcisi olduğunu, vekillik görevinden azledildikten sonra şirketi zarara uğratmak amacıyla eski tarihli senet düzenleyerek davalılar … ve …’e ciro ettiğini belirterek, müvekkilinin 5.000 TL bedelli senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen dosyada da aynı gerekçelerle 3.074 TL. bedelli senetten dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine icra dosyasında ödenen 4.738 TL’nin avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece; davalı …’un dava konusu senetlerde lehtar veya ciranta olarak yer almadığı, davacı şirketin yetkili müdürü iken azilname ile görevine son verilen …in eski tarihli 5.000 TL. ve 3.074 TL. bedelli borçlusu davacı, alacaklısı davalı … olan 2 adet senet tanzim ederek lehtara verdiği, davalı …’ün senetleri ciro yoluyla aldığı, davalıların Ağır Ceza mahkemesinde yargılamalarının yapılarak davalı …’in cezalandırılmasına, diğer davalıların beraatine karar verildiği, ağır ceza mahkemesince alınan bilirkişi raporunda davaya konu senetlerin herhangi bir borç ilişkisine bağlı olarak düzenlenmediğinin belirtildiği, davalı … ve …’in kötü niyetinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın … yönünden husumet yokluğundan reddine, diğer davalılar yönünden davanın birleşen dosya ile birlikte kabulü ile davacının davalılar … ve Gazi’ye 3.074 TL. ve 5.000 TL. bedelli senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespitine, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili açmış olduğu asıl davasında, davalı …’in davacı şirketin temsilcisi sıfatı sona erdikten sonra, davacı adına eski tarihli olarak düzenleyip diğer davalılara ciro ettiği 5.000 TL. bedelli bono nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Yargılama aşamasında ise, 19.01.2010 ve 12.03.2010 havale tarihli dilekçeleri ile dava konusu yapılan bono bedelinin icra takip dosyasına ödendiğini belirterek davasını istirdat davasına dönüştürmüştür. Mahkemece bu yönün gözetilmemesi doğru olmadığı gibi, birleşen davada, davacı vekilinin menfi tespit talebi ile birlikte istirdat talebinin de bulunduğunun gözetilmemesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.