YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11308
KARAR NO : 2012/3705
KARAR TARİHİ : 08.03.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılardan kendi adına asaleten …’e velayeten … ve vek.Av…. ile davalı Şirket yetkili temsilcisi … ve vek.Av…. gelmiş, diğer davacı taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ile imzalanan 08.12.1998 ve 18.10.1999 tarihli iki ayrı sözleşme ile toplam 138.495 DM ödeyerek davalıya ait otobüsten hisse satın aldığını, ancak keşide edilen ihtarnameye rağmen resmi olarak hisse devri yapmadığını , ödenen parayı da iade etmediği halde ihtarnameye verdiği cevabında ödeme savunmasında bulunup, aracı dava dışı 3.kişiye sattığını beyan ettiğini, ödenen bedelin Türk Lirası karşılığının tahsili için girişilen icra takibine itiraz ettiğini belirterek , itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağın %40 ‘ı oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında davacının vefat etmesi üzerine mirasçıları tarafından davaya devam olunmuştur.
Davalı vekili; müvekkilinin dava konusu aracı dava dışı 3.kişiye 04.12.2000 tarihinde sattığını, bu süre zarfında alacağın araç yokken ödenmemiş olmasının mümkün olmadığını ayrıca, araçla ilgili olarak ortaklık süresi içinde müvekkili tarafından tazminatlar ödendiğini, ödenen tazminatlar miktarında takasın yapılması gerektiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davalının davacılar murisinden araç bedeline karşılık aldığı bedeli geri ödediğini savunduğunu, ancak ödemeye ilişkin yazılı belge sunmadığını, ödeme savunmasını ispat zımnında davacı mirasçılarına teklif olunan yeminin eda edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının itirazının iptaline, takibin devamına, asıl alacağın %40’ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesine ek olarak 21.06.2011 günlü dilekçesi ekinde ödeme savunmasını ispat için 05.12.2000, tarihli,”protokoldür” başlıklı, satıcı olarak davalı şirketin, alıcı olarak davacılar murisinin imzasının yer aldığını bildirdiği belgenin fotokopisini sunmuş, temyiz dilekçesine ek 11.10.2011 tarihli dilekçesinde ise sunduğu “protokoldür” başlıklı ödeme belgesinin aslını sunamadığını, zira müvekkili şirketin işyerinin yanıp, belgelerin zayi olduğunu beyan etmiştir.
Somut olayda; aşamalarda borcunu ödediğini savunan davalının temyiz dilekçesi ekine fotokopi olarak ibraz ettiği ve aslının bulunmadığını beyan ettiği ” 05.12.2000″ tarihli, “protokoldür” başlıklı belge içeriğinin görülmekte olan davaya konu borcu söndüren bir nitelik taşıyıp taşımadığının tetkiki ile davacıların bu belgeye karşı beyanları sorulup, varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 08.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.