YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1136
KARAR NO : 2011/9888
KARAR TARİHİ : 12.07.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. ile davalı vek.Av….’un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı bayinin imzaladığı 01.10.2006 tarihli Taahhütname ile yılda 1500 m³ beyaz ürün alıp satmayı, satamadığı beher ton mal için davacının o tarihteki kar ve masraf payı tutarını cezai şart olarak ödemeyi taahhüt ettiğini, 01.10.2006 tarihli İstasyonluk Bayilik Sözleşmesinin 20 ve 32/ c maddesi kapsamında müvekkilinin kar mahrumiyetini isteyebileceğini, davalının 26.08.2008 tarihi itibariyle sözleşmeyi haksız olarak ve tek taraflı feshettiğini, feshettiği tarihten sözleşmenin bitim tarihi olan 01.12.2009 tarihine kadar 1 sene 3 aylık döneme ait kar mahrumiyeti oluştuğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak kaydıyla, şimdilik beyaz ürün için kar mahrumiyetinden doğan alacaklarından 20.000 USD’nin fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden TL karşılığının davalıdan tahsili ile alacağa dava tarihinden itibaren bankaların USD’ye uyguladıkları en yüksek faiz oranında faiz yürütülmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, akdedilen bayilik sözleşmesinin müvekkili açısından ifasının güç hale geldiğini, edimler arasında aşırı dengesizlik olduğunu, 26.08.2008 tarihli ihtarname ile sözleşmenin feshedildiğini, istasyonun bulunduğu … mevkinde fesih tarihi itibariyle istirdat davaları ile ayrılmış, aynı yönde 3 adet … İstasyonu ve karşı yolda da bir adet daha … İstasyonu olduğunu, boş … İstasyonun bulunduğu yerde davacının zarara uğradığı iddiasının haksız olduğunu, müşteri kaybı olamayacağını, üstelik müvekkilinin bulunduğu mevkindeki diğer … İstasyonları ile … güvencesiyle otogaz satışı sözleşmesi imzalandığını, müvekkili ile LPG Satış Sözleşmesi yapılmadığından müşteri portföyünü olumsuz etkilediğini, 29.11.2004 tarihli sözleşmede kar kaybına ilişkin madde bulunmadığını, 01.10.2006 tarihli sözleşmenin ilk sözleşme süresine bağlı ve bu sözleşmenin devamı niteliğinde olduğunu, ikinci sözleşmenin 20.maddesinde taahhüt rakamı bulunmadığını, davacının iddia ettiği taahhüt miktarına, müvekkili şirketçe hiç ulaşılamadığını, buna rağmen davacı şirketin fesih hakkını kullanmadığını, sözleşme yapıldıktan sonra karşılık edimler arasındaki mevcut dengesinin bozulduğunu, müvekkilinin haklı olduğuna, keşifle durumun daha iyi anlaşılacağını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamı bayilik sözleşmesi seçenekli hazırlanan bilirkişi raporu ve taahhütname dikkate alınarak davanın kabulüne, 20.000 USD’nin dava tarihinden itibaren kamu bankalarına bir yıl vadeli dolar mevduat hesabına uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 825.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 12.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.