Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/11367 E. 2011/13780 K. 03.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11367
KARAR NO : 2011/13780
KARAR TARİHİ : 03.11.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi -menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında 18-50 mm ebadında 500 ton torbalı kömür alım-satım hususunda sözleşme imzalandığını, sözleşmenin imzalanmasıyla birlikte beş adet toplam 45.000 TL’lik çeklerin davalıya verildiğini, daha sonra tarafların sözleşmede belirlenen nitelikte 250 ton kömürün davacıya teslimi hususunda anlaştıklarını, akabinde müvekkilinin 10.000 TL’lik iki çek daha verdiğini ancak davalının müvekkiline daha değişik kalitede 10-18 mm ebadında yaklaşık 128-130 ton kömür teslim ettiğini, kömür torbalarının üzerinde 18-50mm ebatlarının yazılı olduğunu, müvekkilinin kömürleri, direkt olarak daha önceden bağlantı kurduğu apartmana teslim ettiğini, havaların soğuması üzerine apartmanlardan şikayetler geldiğini, sorunun davalıya iletildiğini, ancak davalının kayıtsız kaldığını, hatta ihtiyati haciz kararı alarak takip başlattığını belirterek sözleşmenin feshine, müvekkiline 620 ton kömürün teslim edilmediğinin tespitine, 130 ton ayıplı kömürün davalıya iadesine,davalının kusurlu hareketi sonucu müvekkilinin uğradığı zararın tazminine, takip nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının TTK’nun 25. maddesi uyarınca ayıp ihbarında bulunmadığını, müvekkilinin kendi kömür ocağından çıkardığı kömürleri 2003 yılından bu yana davacıya satmakta olduğunu, herhangi bir ayıbın bulunmadığını, yokluklarında yapılan delil tespitinin usule aykırı olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, tarafların davacıya 500 ton kömür teslimi hususunda anlaştıkları, davacının karşılığında beş adet çek verdiği, davalının ise 130 ton kömür teslim ettiği, teslim edilen kömürlerin sözleşmede belirlenen nitelikleri taşımadığı, davalının sözleşme hükümlerine aykırı davrandığı gerekçeleriyle sözleşmenin feshine, davacı tarafa teslim edilen 130 ton kömürün davalıya iadesine, Akşehir 2. İcra Müdürlüğünün 2005/1414 sayılı dosyasında takibe konu edilen senetlerden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
TTK’nun 25/3.maddesi “Emtianın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise iki gün içinde keyfiyeti satıcıya bildirmeye mecburdur. Açıkça belli değilse alıcı emtiayı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde muayene etmeye veya ettirmeye ve bu muayene neticesinde emtianın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını muhafaza için keyfiyeti bu müddet içinde satıcıya bildirmeye mecburdur. Diğer hallerde Borçlar Kanunu’nun 198. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları tatbik olunur” şeklindedir.
Somut olayda taraflar tacir olup anılan yasa hükmü çerçevesinde değerlendirme yapılarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, bu yönler üzerinde durulup tartışılmadan eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin öteki temyiz itirazlarnının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.