Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/11502 E. 2012/4056 K. 14.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11502
KARAR NO : 2012/4056
KARAR TARİHİ : 14.03.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı tarafın davacı aleyhine 130.000 TL meblağlı çekin tahsili amacıyla icra takibi yaptığını, yapılan icra takibine itiraz edilmesi üzerine Kartal 1. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2009/548 Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sonunda mahkemece Kartal 1. İcra Müdürlüğü’nün 2009/6290 Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan takibin davacı yönünden açılmamış sayılmasına karar verildiğini ve bu kararın kesinleştiğini ve bu karara istinaden müvekkilinin davalı ile yaptığı protokole istinaden ödediği bedelden 11.500 TL avukatlık ücreti ile 6.500 TL çek tazminatının iadesi için başlatılan ilamsız icra takibine davalının itiraz etmesi nedeniyle takibin durdurulduğunu ileri sürerek haksız ve yersiz itirazın iptali ile takibin devamına, davacı lehine % 40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının davalıya verdiği 130.000 TL’lık çekin tahsili amacıyla takip yapıldığını, HUMK 193 maddesi uyarınca 10 günlük sürenin aşılmış olması nedeniyle icra takibinin açılmamış sayılmasına karar verildiğini, bu arada taraflar arasında 01/07/2009 tarihinde taraflar arasında protokol yapıldığını ve davacının bu protokole istinaden ödeme yaptığını ve müvekkilinin de hacizlerin fek edileceği taahhüdünde bulunduğunu, davacının Kartal 1. İcra Hukuk Mahkemesinin HUMK’nun 193. maddesi uyarınca takibin açılmamış sayılmasına dair kararına dayanarak protokole göre ödediği 235.887,23 TL içinde bulunduğunu iddia ettiği 11.500 TL vekalet ücreti ve 6.500 TL çek tazminatını geri istemesinin haklı bir dayanağının olmadığını, protokolün icra baskısı altında yapılmadığını davanın reddi gerektiğini savunarak davacının % 40 oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre; protokolün baskı altında imzalandığına dair her hangi bir delil sunulmadığı gibi, belirlenen borcun kabul edildiği, kaldı ki protokole göre, kararlaştırıldığı şekilde borcun ödenmemesi durumunda protokole esas borcun dayanağı icra takibinin kaldığı yerden devamının da kararlaştırıldığı bu durumda yeni bir takip yapılsa bile vekalet ücretinin ve çek tazminatının icra dosyası borçlusu davacı tarafından ödenmesi gerektiğinin açık olduğu kanaatine varıldığı, icra hukuk mahkemesi kararıyla icra takibinin açılmamış sayılmasına karar verildiği gerekçesiyle, protokole göre ödenmesi açıkça kabul edilen borç miktarı içinde vekalet ücreti ve çek tazminatının iadesi amacıyla yapılan icra takibinin yasal dayanağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 14.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.