Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/11651 E. 2012/5856 K. 09.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11651
KARAR NO : 2012/5856
KARAR TARİHİ : 09.04.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan kimse gelmemiş olduğundan, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalının dava dışı … Dağıtım Taşımacılık Ltd.Şti’nin bankaya olan kredi borcu sebebiyle ipotek tesis ettiğini, ipoteğe konu borcun kefil olan müvekkili tarafından ödendiğini, bankanın alacağını ipotek belgesi ile müvekkiline temlik ettiğini, temlik alınan alacağın, ipotek borçlusu olan davalıdan fer’ileri ile birlikte tahsili için girişilen icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının da müvekkili gibi kredi kefili olması sebebiyle temlik alan olarak kredi ilişkisinden doğan alacağı müvekkilinden talep etmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, asıl borçlu hakkında takip yapılmadan müvekkili aleyhine icra takibi başlatılamayacağını ve ipotek sınırı olan 30.000,00 TL üzerinden bir alacağın talep edilemeyeceğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda ihtilaf konusu borç için konulan ipoteğin üst sınır ipoteği olduğu, borçlu davalının sadece ipotek akit tablosunda belirtilen miktar ile sınırlı olmak üzere sorumlu bulunduğu, gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, itirazın iptali ile takibin ipotek miktarı ile sınırlı olmak üzere 30.000,00 TL üzerinden devamına, takipteki birikmiş faiz ile takip tarihinden itibaren faiz talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, itirazın iptali isteğine ilişkindir.
Böyle bir davanın görülebilmesi için icra takibine süresinde itiraz edilmiş olması gerekir. Somut olayda davalıya ödeme emri 26.11.2009 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı 7 günlük itiraz süresini geçirdikten sonra 10.12.2009 tarihinde itiraz etmiştir. Bu durumda takip kesinleşmiş olduğundan itirazın iptali davası açılmasında hukuksal yarar yoktur. Yerel mahkemece bu yön gözetilmeksizin işin esasının incelenmiş olması usule aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 09.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.