YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11769
KARAR NO : 2012/3551
KARAR TARİHİ : 06.03.2012
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalının kardeşi …’ın ortak iş kurma konusunda anlaştığını bu nedenle müvekkilinin … lehine 30.10.2007 vadeli 50.000.00 TL’lik senedi imzalayıp verdiğini ancak bu girişim sona ermesine rağmen bu senedin müvekkiline iade edilmediğini, müvekkiline … imzalı 50.000 TL’lik başka bir senet verildiğini, davaya konu bono nedeniyle borç bulunmamasına rağmen bononun davalıya ciro edilerek haksız olarak icra takibine konu edildiğini, davalı tüm bu olayları bildiği için iyi niyetli sayılmayacağını ileri sürerek müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile bononun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, iddianın yazılı delille ispatlanması gerektiğini, iddiaların yerinde olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde davacı ile davalının kardeşinin arkadaş oldukları, birlikte iş kurmaya karar verdikleri, iş yeri kuruluncaya kadar davacının davalının kardeşinin takibe konu ettiği senedi verdiği, ancak şirket kuruluş aşamasında anlaşmazlık çıktığı için senedin geri istendiği, o anda senet geri verilemediğinden davalının kardeşi tarafından davacıya aynı miktarlı sureti dosyaya ibraz edilen bir senet verildiği, davacının verdiği senedin haksız olarak davalıya ciro edildiği ve takibe konu yapıldığı, davalı ile senet lehdarının kardeş olduğu, davacı ile herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığı gerekçeleri ile davanın kabulüne, icra takibine konulan 50.000 TL’lik senetten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacının delil olarak dayandığı 22.02.2007 ve 25.04.2007 tarihli protokollerde dava konusu bonoya ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Dava konusu bono davalıya ciro yolu ile intikal etmiştir. Her ne kadar davacı dava dışı …’ın kendisine 50.000 TL’lik imzalı ve diğer kısımları boş bir bonoyu dava konusu bononun teminatı olarak verdiğini iddia etmiş ise de bu iddiasını kanıtlamaya elverişli yazılı bir delil sunmamıştır. Davalı, yetkili hamil olduğunu belirterek yazılı delille kanıtlanamayan davanın reddi gerektiğini savunmuş ve tanık dinlenmesine muvafakat etmemiştir. Kural olarak senede karşı ileri sürülen iddiaların aynı kuvvette yazılı delille kanıtlanması gerekir. Davalı tanık dinlenmesine muvafakat etmediğine göre somut olayda tanık dinlenmesi ve tanık beyanlarına göre hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.