YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/118
KARAR NO : 2011/10029
KARAR TARİHİ : 14.07.2011
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, kredi sözleşmesinin kefili ile asıl borçlusu hakkında yapılan takibin vaki itiraz üzerine durduğunu, daha önce acılan itirazın iptali davasında taraflar arasında protokol yapıldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, ancak protokolün davalılar tarafından ihlal edildiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, davalıların %40 oranında tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Kefil olan davalı …, kefaletinin sona ermesine rağmen hakkında yapılan icra takibinin hukuka aykırı olduğunu belerterek davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı vekili davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, kullandırılan kredinin geri ödenmemesi nedeniyle davalıların borçlu oldukları miktarın bilirkişi tarafından denetime elverişli şekilde belirlendiği, …’nun 7.000 TL’ye kadar diğer davalıya kefil olduğu belirtilerek,davanın kısmen kabulüne, %40 oranında tazminata hükmedilmiş, karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
İİK’nun 67. maddesine göre “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.” Nitekim davaya konu icra takip dosyasında davalı borçlunun itirazı davalı alacaklıya 9.7.2007 tarihinde tebliğ edilmiş, bir yıllık süre içinde ilk itirazın iptali davası açılmış, bu dava devam ederken taraflar arasında protokol düzenlenmesi nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiş ve 21.11.2008 tarihinde karar kesinleşmiştir.
Tüm bu süreçlerden sonra davacı alacaklı vekili 31.12.2008 tarihinde aynı takibe dayanarak temyiz incelemesinin konusunu oluşturan ikinci itirazın iptali davasını açmıştır. Mahkemece anılan yasa hükmü gözetilerek ilk itirazın iptali davasının kesinleşmiş olduğu ve aynı takibe ilişkin ikinci kez itirazın iptali davası açma imkânı olmadığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.