Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/11801 E. 2012/3772 K. 08.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11801
KARAR NO : 2012/3772
KARAR TARİHİ : 08.03.2012

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı … arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi çerçevesinde kredi kullandırıldığını, davalının bu kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, ancak kredi borcunun ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline,takibin devamına ve %40 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda genel kredi sözleşmesi gereğince kullandırılan kredi borcunun ödenmediği, asıl borçlu şirket ile müteselsil kefil olan davalının bu borcu kefalet limiti ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçları çerçevesinde ödemekle sorumlu olduğu, ancak davalı borçlunun borcun 15.000.TL’sını kabul ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Davacı vekilinin temyizi yönünden;davalı icra dosyasına sunduğu itiraz dilekçesinde kefalet limitinin 15.000.TL olduğunu belirtmiş olmakla birlikte borcun ve fer’ilerinin tamamına itiraz etmiştir.Bu itiraz üzerine icra takibinin tamamen durdurulmasına karar verilmiştir. Dava da takibin tümüne yönelik yapılan itirazın iptali talebiyle açılmıştır.Buna rağmen mahkemece takibin 15.000.TL’lık kısmının kesinleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulması isabetli olmamıştır.
2-a) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
b) Hesap kat ihtarnamesinin davalıya tebliğ edilmediği ihtarname örneğinden anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece davalının icra takibinden önce temerrüde düşürülmediği gözetilmeden takip tarihine kadar işlemiş faize hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 2-a) bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 1 ve 2-b) bendinde açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 08.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.