Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/11897 E. 2012/5275 K. 29.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11897
KARAR NO : 2012/5275
KARAR TARİHİ : 29.03.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili, davalıların müvekkillerinin yakın akrabası olup, davacı …’un ölen eşinin Bağ-kur aylığının bağlanması hususunda yardımcı olduğunu, 8.980,00 TL 06.06.2006 tarihinde Bağ-kur’a ödeme yapılarak müvekkili …’ye eşinin Bağ-kur emekli maaşının bağlandığı, Bağ-kur’dan ilk etapta 2.500,00 TL ödeme yapıldığını, bunun 2.000,00 TL’sinin davalıya elden verildiğini, davalının, müvekkiline Bağ-kur da birikmiş daha fazla para olduğunu senet imzalanmasının gerektiğini belirterek boş senet aldığını, davalıya Bağ-kur’a yatırdığı paraya karşılık toplam olarak 9.500,00 TL ödeme yapıldığını ve davalıya hiçbir borçları kalmadığını ancak davalının, hile ile imzalattığı boş senedi 12.180,00 TL olarak doldurarak icra takibine koyduğunu, müvekkillerinin davalıya hiçbir borçları bulunmadığını iddia ederek borçlu olmadıklarının tespiti ile davalının tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı 23.02.2011 tarihli celsede, davacılar tarafından yapılan toplam 9.500,00 TL ödemenin SGK borcu için olmadığını, başka alacağına karşılık yapıldığını, dava konusu senedin ise SGK ile ilgili alacağı için aldığını, ifadesinde geçen başka alacağı ile ilgili elinde yazılı bir belge olmadığını, davacıların çocuklarının yanında çalıştığını, para alışverişleri olduğunu beyan etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre taraflar arasında akrabalık ilişkisi olup, … ’un vefat etmesi sebebiyle eşi … ile oğlu …’ın Bağ-kur aylığını alabilmeleri için davalının kendilerine yardımcı olduğu, Bağ-kur borçlarını kapattığı, bu borçların davacılar tarafından davalıya ödenmesi için takip ve dava konusu bononun düzenlendiği, davalı …’in davacılar adına bağ kur’a 06.06.2006 tarihinde 8.980,00 TL ödeme yaptığı, davacıların ise bu ödemeye karşılık toplam 9.500,00 TL’lik ödeme yaptıkları, davalının bu ödemelerin SGK borcu için değil başka alacağına istinaden davacılardan tahsil edildiği yönündeki iddiasını yazılı delille kanıtlayamadığı, yemin deliline de başvurmadığı, bu nedenle bononun davacıların murisi … ’un Bağ-kur ödemeler için alındığı ve davacıların davalıya ödemeleri nedeniyle bononun bedelsiz kaldığı, kötüniyet tazminatının koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacılar vekilinin temyizine gelince; İİK’nun 72/5 maddesi uyarınca, borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşılırsa talebi üzerine alacaklı tazminat ile sorumlu tutulur.
Somut olayda, takip ve dava konusu bonoda lehtar olan davalının, ödeme nedeniyle bedelsiz kalan senedi takibe koymakla kötüniyetli olduğu gözardı edilerek yazılı gerekçeyle davacıların tazminat isteminin reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davacılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.