YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11987
KARAR NO : 2012/3801
KARAR TARİHİ : 08.03.2012
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı … arasında düzenlenen kredi kartı üyelik sözleşmesinin diğer davalı tarafından kefil olarak imzalandığını, borcun ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibinin davalıların haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı …, takibe 22.03.2004 tarihinde itiraz ettiğini, bu itirazın alacaklı tarafından en geç yenilemenin yapıldığı 03.09.2008 tarihinde öğrenildiğinin kabul edilmesi halinde dahi davanın yasada öngörülen bir yıllık sürede açılmadığını, davacı ile herhangi bir kredi ya da borç ilişkisine girmediğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı …, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davalılar aleyhinde 12.03.2004 tarihinde davacı banka tarafından ilamsız takip başlatıldığı, davalı …’un 22.03.2004, davalı …’in ise 23.03.2004 tarihinde takibe itiraz ettikleri, icra dosyasının takipsiz bırakıldığı, alacaklı vekilinin 03.06.2009 tarihinde icra müdürlüğüne müracaat ederek borçlulara yenileme emrinin gönderilmesini istediği, buna göre bu tarih itibariyle davacı alacaklı vekilinin borçluların itirazını öğrenmiş olduğunun kabulü gerektiği, davanın da 09.06.2010 tarihinde açıldığı, İİK’nun 67/1 maddesinde öngörülen bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
İİK.’nun 67/1 maddesi uyarınca itirazın iptali davası itirazın alacaklıya tebliğ tarihinden itibaren (1) yıllık süre içerisinde açılması gerekir. Somut olayda itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği ve (1) yıllık dava açma süresinin başlamadığı görülmüştür. Alacaklının icra dosyasında yenileme talebinde bulunması bu sürenin başlamasına yol açmaz. Somut olayda icra mahkemesinde açılan bir dava da bulunmadığına göre davanın süresinde açıldığının kabulü gerekir. Mahkemece anılan bu yön gözetilmeden yanılgılı gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 08.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.