Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/12121 E. 2012/3480 K. 05.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12121
KARAR NO : 2012/3480
KARAR TARİHİ : 05.03.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın davalı Hızar Kıbal yönünden reddine, diger davalı yönünden kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket ile 19.09.2007 tarihli “faktoring ve faks sözleşmesi” yaptığını, bu sözleşme kapsamında davalı şirketin mal satımına bağlı doğmuş ve faturaya dayalı alacağını müvekkili şirkete temlik ettiğini, ancak davalı şirketin kullandığı krediyi ödemediğini, davalı şahsın da aynı sözleşmede müşterek ve müteselsil kefil olarak imzasının bulunduğunu, temlik alınan faturaya dayalı olarak yaptıkları takibe de itiraz edildiğini bildirerek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, yargılama aşamasındaki dilekçesi ile davacı şirketin asıl çek borçlusu … Tekstil’den alacağını tahsil ettiğini, bu nedenle müvekkili şirketin sorumluluğunun kalmadığını; davalı şahıs yönünden ise sözleşmede kefalet miktarının yazılı olmadığını bildirerek davalı şahıs için husumetten red kararı verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davalı şirket yönünden davanın kabulüne, davalı şahıs yönünden ise faktoring sözleşmesinde bu kişinin sözleşmede kefalet miktarının yazılı olmadığı, BK’nun 484. maddesine göre kefalet sözleşmesinin geçerliliği için yazılı olması ve kefilin sorumlu olacağı belirli bir miktarın sözleşmede belirtilmesinin zorunlu olduğu,bu iki koşulun bir arada olmaması halinde kefaletten sorumlu tutulmanın hukuken mümkün bulunmadığı gerekçesiyle davalı … yönünden davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu sözleşmenin özel şartlar bölümünde “azami faktoring hacmi” bölümünde sözleşme limiti 25.000 TL. gösterildiği gibi aynı sayfada müteselsil kefil olarak imzası bulunan davalı …’ın ismi altında kefalet limitinin 25.000 TL. olduğu da açıkça belirtilmiştir.
Bu durumda 1944 tarih ve 14/13 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı da gözetildiğinde kefalet sözleşmesinin geçerlilik koşullarının somut olay bakımından gerçekleştiği gözden kaçırılarak yanılgılı gerekçelerle hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.