YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12177
KARAR NO : 2012/2495
KARAR TARİHİ : 20.02.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine bonoya dayalı icra takibi başlattığını, takibe konu bononun bedelsiz olarak düzenlenip davalı alacaklıya teminat amaçlı olarak verildiğini, bono karşılığı herhangi bir mal teslimi yapılmamış olup bedelsiz olarak takibe konulduğunu belirterek davalıya karşı takibe konu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine ve bononun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, öncelikle dava dilekçesinde davacının adresinin gösterilmemiş oluşu ve dava dilekçesinin asıla değil vekile tebliğ edilmiş oluşu dolayısıyla dava dilekçesinin reddine, bu kabul edilmeyecek ise davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, takibe konu senedin “malen” kaydı taşıdığı, bu kaydın borcun konusunu oluşturan eşyanın teslim edildiğine ilişkin yazılı delil niteliğinde olduğu, senet altındaki imzayı inkar etmeyen davacının, söz konusu malın teslim edilmediğini yazılı delillerle ispat etmesi gerektiği, ancak davacının dosyaya buna dair hiçbir yazılı belge sunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 20.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.