Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/12272 E. 2012/3747 K. 08.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12272
KARAR NO : 2012/3747
KARAR TARİHİ : 08.03.2012

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Dava 12.06.2008 tarihinde yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali ve tazminat istemine ilişkindir.
Davalı vekili takibe konu borcun davadan önce ödendiğini belirterek davanın reddini ve tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Davacı vekili davalının müvekkiline davadan önce haricen ödeme yaptığını, bu durumdan dava açıldıktan sonra haberdar olduklarını, asıl alacak tutarına yönelik taleplerinin konusuz kaldığını ancak vekalet ücreti, icra harç ve masrafları ile asıl alacağa ödeme tarihine kadar işlemiş faiz yönünden talepde bulunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davadan önce alacağın tamamı ödendiğinden asıl alacağa harici ödemenin yapıldığı tarihe kadar hesaplanan işlemiş faiz, icra vekalet ücreti ve icra masrafları ile tahsil harcından oluşan 2.498.86 TL. üzerinden itirazın iptaline, fazla istemin reddine, davacının %40 icra inkar tazminatı talebinin reddine, ödeme yapılmasına rağmen dava açılmasında davacı kötü niyetli olduğundan %40 kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1)Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle somut olayda davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2)Davalı yararına hükmedilen kötü niyet tazminatına ilişkin davacı vekilinin temyizine gelince, davacının icra takip tarihinde davalıdan alacaklı olmasına rağmen davalı takibe ve borca itiraz etmiş ve takibi durdurmuş bilahare harici olarak davadan önce borcu kabul ederek borcunu ödemiştir. Bunu öğrenen davacı vekili de asıl alacağa yönelik bir talepleri olmadığını dosyaya verdiği dilekçede açıklamıştır.
İİK.’nun 67/2 maddesinde davacı (alacaklı) aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız ve kötü niyetli olması koşulu getirilmiştir. Bir başka anlatımla kötü niyet tazminatının dava tarihindeki duruma göre değil, takip tarihindeki duruma göre saptanması gerekir.
Bu durumda icra takip tarihinde alacaklı olan davacının icra takibi yapmasında haksız ve kötü niyetli olduğundan söz edilemez. Bu yön gözardı edilerek yazılı gerekçe ile davacının %40 kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA peşin harcın istek halinde iadesine, 08.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.