Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/12289 E. 2012/3457 K. 05.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12289
KARAR NO : 2012/3457
KARAR TARİHİ : 05.03.2012

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı …’un asıl borçlu, diğer davalı …’ın müşterek borçlu ve müteselsil kefili olduğu kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun ödenmemesi nedeniyle başlatılan takibe vaki itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, borcun ödendiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, borcunun bulunmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur
Mahkemece, hüküm fıkrasının 3. bendinde “davacı kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına” denilmiştir.
Konuyla ilgili Harçlar Kanunu’nun 5035 ve 5065 sayılı yasalarla değişik 123/3. maddesi “…,eshamlı komandit ve limited şirketlerin kuruluş, sermaye artırımı, birleşme, devir, bölünme ve nev’i değişiklikleri nedeniyle yapılacak işlemler ile Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri (bu Kooperatif ile Kredi Garanti Fonu İşletme ve Araştırma Anonim Şirketi tarafından bankalardan kullandırılacak krediler için verilecek kefaletler dahil) bankalar, yurtdışı kredi kuruluşları ve uluslararası kurumlara kullandırılacak kredilerin temini ve bunların teminatları ile geri ödemelerine ilişkin işlemler bu kanunda yazılı harçlardan müstesnadır” şeklindedir.
Yasa koyucu, anılan hükümle bankalar, yurt dışı kredi kuruluşları ve uluslararası kurumlara kullandırılmak üzere temin edilen kredilere ait bazı işlemlerden harç alınamayacağını öngörmüştür. Bir başka anlatımla bankaların kendi özkaynaklarından veya diğer kredi kurumlarından temin ettikleri kredileri genel kredi sözleşmesiyle gerçek veya tüzel kişilere teminatlı veya teminatsız olarak kullandırılmaları anılan kural kapsamında değerlendirilemez.
Somut olay bakımından davacı banka ve dava konusu kredi harçtan müstesna kabul edilemez. Bu durumda mahkemece, hüküm altına alınan tutar üzerinden 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ :Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.