Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/12328 E. 2012/6044 K. 10.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12328
KARAR NO : 2012/6044
KARAR TARİHİ : 10.04.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı ve davalı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı … ve vek.Av…. ile davalı vek.Av….’un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan davacı asil ve avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Dava, icra takibine dayanak bonodan borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, Adli Tıp Kurumu Başkanlığından alınan 13.12.2010 tarihli raporda senetteki imzanın davacıya ait olduğunun saptandığı senedin bedelsiz olduğu ve hile ile alındığı iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davalının senedin veriliş nedenini talil etmediğinin (değiştirmediğinin) kabulünde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacının senetteki imzaya ve imzanın hile ile alındığı iddiası dışında bedelsizlik iddiasına da dayandığından ve dava dilekçesinde de “…ikamesi mümkün her türlü yasal delil”denilmek suretiyle yemin deliline de dayanıldığı anlaşıldığından, bedelsizlik iddiası yönünden karşı tarafa yemin teklif etme hakkı olduğunun hatırlatılarak varılacak uygun sonuca göre bir karar vermek gerekirken, bu yöndeki eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli değildir.
3-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararıyla davalı alacaklının alacağına kavuşturulması geciktirildiğinden davacının İİK.nun 72/4.maddesinde öngörülen tazminatla sorumlu tutulmaması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan taraflar yararına takdir edilen 900.00.TL duruşma vekalet ücretinin yek diğerinden alınarak bir diğerine ödenmesine, peşin harçların istek halinde iadesine, 10.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.