YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12548
KARAR NO : 2012/5169
KARAR TARİHİ : 28.03.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında süregelen ticari bir ilişki bulunduğunu, müvekkili şirket tarafından davalıya 29.03.2009 keşide tarihli 30.000,00 TL bedelli çekin keşide edilerek davalının bankadaki kredilerinde teminat olarak kullanılması için davalıya verildiğini, bilahare taraflar arasındaki yaşanan bir ihtilaf sonucunda davalı yanca dava konusu çekin bedel hanesinin 35.000,00 TL olarak değiştirilerek keşide tarihinden önce 16.01.2009 tarihinde bankaya ibraz edildiğini, çek tutarı yanında parafın müvekkili şirketin yetkilisine ait olmadığını, dava konusu çekin hatır çeki olup tarafların cari hesap dökümlerine göre müvekkilinin davalıya kesinleşmiş veya hesap mutabakatına bağlanmış borcunun bulunmadığını ileri sürerek dava konusu çekten dolayı davacının borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında alım satımdan kaynaklı ticari bir ilişki olduğunu, dava konusu çekin cari hesap borcuna karşılık verildiğini, çek bedeli tahsil edilmiş olsa dahi davalının cari hesap kaydına göre halen borcu kaldığını, çekteki tahrifattan müvekkilinin haberinin olmadığını, zira söz konusu çekin müvekkiline borçlarına karşılık olarak davacı şirketin ortakları ve yetkili müdürün kardeşi dava dışı … tarafından bizzat teslim edildiğini belirterek davanın reddine ve %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporları doğrultusunda, dava konusu keşidecisi davacı …. Ltd. Şti olan 29.03.2009 keşide tarihli davalı … adına düzenlenmiş “35.000,00 YTL” bedelli çekin sağ üst köşesinde yer alan “rakamla değer gösteren” hanenin yan tarafındaki imzanın davacı şirket yetkilisi eli mahsulü olmadığı, bu durumda dava konusu çekin 30.000,00 TL bedelli olarak düzenlenmiş olup 5.000,00 TL. lik bölümü yönünden davacının borçlu bulunmadığının sübut bulduğu, çek sebepten mücerret olup görüldüğünde ödenmesi gereken bir ödeme aracı olduğundan çekin hatır çeki olduğunun davacı tarafça yazılı delille kanıtlanamadığı, davalı alacaklının tahrifat öncesine ait çek bedeli üzerinden takibe devam etmekte hakkı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne takibe konu edilen 29.03.2009 keşide tarihli 35.000,00 TL bedelli çekten dolayı davacının davalıya 5.000,00 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, İİK ‘nun 72/5. maddesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan % 40 tazminat tutarı 2.000,00 TL ‘nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, İİK ‘nun 72/4. maddesi uyarınca davalı alacaklının reddolunan kısım ile ilgili alacağını geç almaktan kaynaklanan zararını karşılamak üzere hesaplanan % 40 tazminat tutarı 12.000,00 TL’nin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin katılma yoluyla temyizi kötü niyet tazminatına ilişkindir. İİK. nun 72/5 madde hükmüne göre, kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için öncelikle davacının bu konuda açıkça bir talebi gereklidir. Bu durumda mahkemece, davacının dava dilekçesinde ve yargılamanın herhangi bir aşamasında bu yönde bir talebinin bulunmamasına göre davacı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1 ) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının Reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle hükmü katılma yoluyla temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 28.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.