Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/12721 E. 2012/4948 K. 26.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12721
KARAR NO : 2012/4948
KARAR TARİHİ : 26.03.2012

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, davalı bankanın İzmir 13. İcra Müdürlüğü’nün 2009/16137 Esas sayılı icra takibi ile kendi kredi borçlusu … tarafından kredi borçlarına mahsuben temlik cirosu ile verildiğini iddia ettiği karşılıksız çeki takibe koyduğunu ve çek arkasındaki cirantalardan biri olan müvekkilinden haciz tehdidi ile çek bedelini ve icra masraflarını tahsil ettiğini, müvekkili tarafından icra mahkemesinde davalı banka aleyhine icra memurunun işleminin iptali için dava açıldığını ve yargılama sırasında yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde çek üzerinde değiştirilen keşide tarihindeki keşideci onayının sahte olduğunun tespit edildiği ve mahkemece paranın müvekkili tarafından icra dosyasına yatırılmış olması sebebiyle hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verildiğini, bu karardan sonra davalı banka aleyhine İzmir 2. İcra Müdürlüğü’nün 2010/1057 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını ve istirdat talep ettiklerini, ancak davalının borca itiraz ederek takibi durduğunu belirterek itirazın iptaline, davalının %40 icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının çeke dayalı takibe hiçbir ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin ödeme yaptığını, bu ödemenin müvekkili banka tarafından kredi borçlusu …’in borcuna mahsup edildiğini ve takip dosyasının infazen işlemden kaldırıldığını, müvekkilinin iyi niyetli 3. kişi konumunda olup, itirazında haklı olduğunu ileri sürerek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda; çeki ciro yolu ile elinden çıkarmış olan hamil veya çeki tedavüle çıkardıktan sonra tekrar kendisine gelmiş olan keşideci, kendisine gelen çeki başkalarına ciro etmesi mümkün ise de bu şekilde ciro yolu ile çeki devraldıktan sonra kendisinin sorumlu olduğu kimseye müracaat borçlusu olarak başvurması mümkün olmadığından, geriye ciro yolu ile çeki devralan cirantanın çeki devretmeden önceki durumuna döneceği ve bu şekilde kimlere başvuru hakkı varsa ancak onlara karşı takip yapma imkanına sahip olacağı; çekin lehdar … ’ye döndüğü ve bu çekin tekrar … tarafından tedavüle çıkarıldığı, … ’nin kendisinden sonraki cirantalara başvuru hakkı olmadığını bile bile çeki alıp çekin karşılıksız çıkmasından sonra çekte … ’den sonra hamil olan davacıya karşı davalının takip yapmasının kötü niyete dayandığı, davacının İcra Mahkemesi’nde takibin iptali için açmış olduğu davanın ihtirazi kayıt niteliğinde olduğu, icra dosyasına ayrıca ihtirazi kayıt koymasına gerek olmadığı, davacının takipten önce faiz talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 14.243.08 TL. asıl alacak üzerinden iptaline, davalının %40 icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle ayrıntılı incelemeyi içeren bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 26.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.