YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12735
KARAR NO : 2012/7971
KARAR TARİHİ : 14.05.2012
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki birleştirilen menfi tespit-itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili asıl davada, 23.01.2003 tarihli bayilik sözleşmesi ile davalı şirketin … ana bayisi olan davacı aleyhine, dava dışı 3. şahış… tarafından sahte senede dayanılarak … icra Müdürlüğü’nün 2004/1987 E. sayılı dosyasından girişilen icra takibinde, davacının davalı şirket nezdindeki prim alacaklarına haciz konulması sonucu taraflar arasında anlaşmazlık başladığını, …. sayılı icra takibinin iptal edilmesine, kararın kesinleşmesine ve prim alacakları üzerine konulan hacizlerin fekkine ilişkin yazının davalı şirkete ibrazına rağmen davacının prim alacaklarını ödemeyen davalının, 16.03.2006 tarihinde sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini, prim alacağının tahsili amacı ile davacı tarafından davalı aleyhine girişilen ….İcra Müdürlüğü’nün ….sayılı icra takibinde bir kısım alacağın tahsil edildiğini, keşide edilen …. Noterliği’nin 17.11.2006 tarihli ihtarnamesine rağmen sözleşme gereği verilen teminat mektubunun iade edilmediğini ileri sürerek, davacının davalı şirkete borçlu bulunmadığının tespitine, …. Bankası Teşvikiye Şubesi’ne ait 29.05.2005 tarihli 20.000 USD bedelli teminat mektubunun iadesine veya iptaline, dava süresinde paraya çevrilmesi durumunda bedelinin ticari reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu teminat mektubunun dava açılmadan önce 20.11.2006 tarihinde nakte çevrilerek, 14.200,70 USD bedele tekabül eden 20.502,97 TL kısmının tazmin edildiğini, bakiye 5.799,30 TL kısmının tasfiyenin tamamlanmaması, borç alacak tespiti yapılamaması nedeniyle davacıya iade edilmediğini, prim ödemesi tamamen davalı şirketin insiyatifinde ve bayilik sistemine dahil olarak işleyişin devam ettiği süreçte ödenmesi mümkün olduğundan ve sözleşme feshedildiğinden davacının prim ya da herhangi bir alacağının bulunmadığını, geri alınamayan dekorasyon bedeli nedeniyle davacının davalı şirkete borçlu olduğunu, davalının borcunun bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili birleşen davada, davacı tarafından davalı aleyhine 2006 yılı Mart-Nisan-Mayıs-Haziran aylarına ait prim alacaklarının tahsili talebi ile girişilen …..İcra Müdürlüğü’nün ….sayılı icra takibine yapılan itirazın iptalini istemiş, 14.12.2006 tarihinde ….Asliye Ticaret Mahkemesi’ne açılan …davanın mahkemece yapılan yargılaması sonunda, dosyanın asıl dosya ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
Davalı vekili birleşen dosyadaki cevabında, taraflar arasında imzalanan 16.06.2005 tarihli bayilik sözleşmesi ile HUMK’nun 287. md. uyarınca davalı şirketin defter kayıtları ve kayıtların dayanağını teşkil eden belgelerin kesin ve münhasır delil teşkil edeceğinin kararlaştırıldığını, davalı defterlerinde davacının icra takibine dayanak iki adet faturanın ve bu faturalar nedeniyle borcunun bulunmadığını, davacının 2004 yılında doğduğunu iddia ettiği alacak ile ilgili 2006 yılında fatura düzenlendiğini, davacı alacaklının borcundan dolayı gönderilen 1. haciz ihbarnamesi
uyarınca bir kısım ödemenin icra dosyasına yapıldığını, sözleşme ile prim ödemesini, ödeme zamanını belirleme hakkının davalı şirkete bırakıldığım, VPOS kontör yükleme primleri için bayilerin davalı şirkete ayrıca fatura kesmediğini, kontör alış satış bedelleri arasındaki farkın bayi komisyonu olarak kendilerine kaldığını, bayilik sözleşmesinin 16.03.2006 tarihli ihtarname ile feshedildiğini, hesap kesiminde davalının iptal masraflarına istinaden kesmiş olduğu 30.10.2006 tarih 13.545,41 TL tutarında bayilik iptal faturası ile birlikte cari hesap ekstresinin 01.11.2006 tarihinde davacıya gönderildiğini, hesap kesimine davacının herhangi bir itirazda bulunmadığını, davacının icra takibine dayanak faturalardan kaynaklanan bir alacağı bulunmamakla birlikte şirket kayıtlarında davacının sistemleri kapatılana kadar yapmış olduğu aktivasyonlar nedeniyle sistemde görülen, davacının sistemde tahakkuk etmiş, ancak faturalar düzenlenip gönderilmediği için defterlere işlenip ödenmeyen 4 adet hakedişinin bulunduğunu, ancak davalı şirketin davacıdan daha fazla miktarda alacağı olduğundan bu bedelin ödenmeyeceğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, asıl davada, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin davalı şirket tarafından 16.03.2006 tarihinde feshedilerek teminat mektubunun davanın açıldığı 20.11.2006 tarihinde nakte çevrilerek, 14.200,70 USD bedele tekabül eden 20.502,97 TL kısmının tazmin edildiği, bakiye 5.799,30 USD kısmının bedele çevrilmediğinin tarafların kabulünde olup yargılama aşamasında davalı vekilinin de talep ve kabul beyanı uyarınca, tedbir kararının kaldırılması ile davalı şirkete iade edildiği ve konusuz kaldığı, davalı şirket ticari defter kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu davacı-bayinin davalı şirkete, iade edilmeyen emtia-dekorasyon bedeli ile cari hesap bakiyesi olarak toplam 9.644,88 USD borçlu olduğu, bu borç bedelinin mahsubu sonucu, teminat mektubu bedelinin 10.355,12 USD kısmından borçlu bulunmadığının saptandığı, davacının borçlu bulunmadığı 10.355,12 USD bedelden de yargılama aşamasında davacıya teslim-iade edilen 5.799,30 USD kısmının mahsubu sonucu bakiye 4.555,82 USD kısım hakkında davanın kabulüne karar verilmiştir.
Birleşen dosyada ise, takibe konu faturaların davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı ancak davalı şirket kayıtlarında davacının sistemleri kapatılana kadar yapmış olduğu aktivasyonlar nedeniyle sistemde görülen, davacının sistemde tahakkuk etmiş, ancak faturalar düzenlenip gönderilmediği için defterlere işlenip ödenmeyen toplam 4.548,79 TL bedelli 4 adet hakedişinin bulunduğu, davalı tarafça bildirilen hakedişlerin tarihlerinin, davacının icra takip talebindeki 2006 yılı Mart-Nisan-Mayıs-Haziran ayları prim alacaklarının tarihleri ile örtüştüğü, davalı şirketin davacıdan daha fazla miktarda alacağı olduğu gerekçesiyle toplam 4.548,79 TL+KDV hak ediş bedelinin davacıya ödenmediği savunulmuş ise de, davacının davalı şirkete olan borcunun davalı şirket tarafından asıl davaya konu teminat bedelinden tazmin edildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davacının itirazının iptali davasının kısmen kabulü ile takibin 5.367,57 TL üzerinden devamına karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle ayrıntılı ve gerekçeli bilirkişi asıl ve ek raporu gözetilerek yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin temyiz itirazlannın reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 15.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.