YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12765
KARAR NO : 2012/3919
KARAR TARİHİ : 12.03.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı şirketin asıl borçlu, davalı şahsın müşterek borçlu müteselsil kefil olduğu, 20.02.2007 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, iş bu borç nedeniyle hesap kat ve ödeme ihtarnamesinin gönderildiğini, davalıların ödeme yapmaması üzerine haklarında başlatılan icra takibine itiraz ettiklerini belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkili … yönünden; müvekkilinin davalı şirketten ayrıldığını, şirketten ayrıldığı tarihe kadar olan eski kefaleti nedeniyle borcun tamamının ödendiğini, bankanın o aşamada kefaleti sona erdirmeyip elinde tutarak haksız yere icra takibi başlattığını, ayrıca müvekkilinin 23 adet çek yaprağı blokaj bedelinden de sorumlu tutulamayacağını zira bu çeklerin müvekkilinin davalı şirketten ayrıldıktan sonra diğer yetkililer tarafından keşide edilen çekler olduğunu, müvekkilinin çeklerin alınıp kullanıldığı sürelerde şirketin ne yetkilisi ne de ortağı olduğunu, çekleri imzalamadığını ileri sürerek … yönünden davanın reddi gerektiğini savunmuş, müvekkili şirket yönünden ise öncelikle yetkili icra dairesi ve mahkeme Şişli olduğundan davanın yetki yönünden reddi gerektiğini, davacı bankanın talep ettiği 23 adet çek yaprağı blokaj bedelini çeki ibraz edene ödediğini ispat etmesi gerektiğini, bu ödemeyi yapmamışsa bunu müvekkilinden talep edemeyeceğini, ayrıca müvekkilinin borcu taksitle ödemeyi kabul ettiğini, faizi de fahiş bulduklarını ileri sürmüştür.
Mahkemece, her ne kadar davacı davalılardan … hakkında icra takibinde bulunmuş ve yapılan itirazlar üzerine adı geçen hakkında itirazın iptali davası açmış ise de; adı geçen davalı …’in şirketteki ortaklığından 24.06.2008 tarihinde ayrıldığı, bu nedenle adı geçen için geçerli bir kefalet ortada kalmadığından davalı …’in herhangi bir sorumluluğunun olamayacağı, taraflar arasında yapılan Genel Kredi Sözleşmesinde kredinin açılan hesaplar üzerine çek keşidesi sureti ile kullanılması başlıklı 11. maddesinde bankaca çek başına ödenmesi garanti edilen 500 TL.’nin bankanın talebi halinde depo edileceği yönünde bir hüküm bulunmamış olduğundan davacı bankanın depo talebinin hukuki dayanağının olmadığı, davalı şirketin davacı bankaya 5.494,51 TL. asıl alacak, 48,33 TL. faiz , 2,44 TL. vergi olmak üzere toplam 5.545,28 TL. borcunun olduğu, bu borcun davalı şirket tarafından ödendiğine dair dosyaya herhangi bir belge ibraz edilmediği , taraflar arasındaki sözleşmenin 56. maddesine göre sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda banka defter ve kayıtlarının kesin delil olarak kabul edildiğinin görüldüğü gerekçesi ile davacının davalı … hakkında açmış olduğu davanın reddine, ayrıca davacının depo isteminin reddine ve davacının davalı şirket hakkında açmış olduğu davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı … Genel Kredi Sözleşmesinin 38. maddesine göre müteselsil kefil olup, kefalet sözleşmesi kanuna uygun olarak kurulduğundan ve kefalet sorumluluğunun sona erdiğini gösteren bir hal söz konusu olmadığına göre davalı müteselsil kefilin kefalet limitine göre takip konusu borçtan sorumluluğu devam etmektedir. Asıl borçlu şirketin ortaklığından ayrılma kefilin sorumluluğunu sona erdiren bir neden değildir. Mahkemece bu yönler gözetilerek kefilin sorumlu olduğu miktar saptanıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.