YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12828
KARAR NO : 2011/14881
KARAR TARİHİ : 28.11.2011
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Tarih : 25.01.2011
No : 1682-100
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Mahkemece önceki hükümde, davalının kira sözleşmesindeki imzayı inkar etmediğinden dava konusu senedin taşınmazın kiralanması karşılığında güvence senedi olarak verildiği ve davacıların davalıya borçlu bulunmadıkları gerekçesiyle davanın kabulüne, İİK’nın 72. maddesinde hüküm altına alınan kötüniyet koşullarının da oluştuğu kabul edilerek asıl alacağın %40’ı oranında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, verilen hüküm Dairemizin 28/06/2010 tarih ve 2009/12076 E. – 2010/8179 K. sayılı ilamı ile kira sözleşmesinde dava konusu senetle ilgili bir hüküm bulunmadığı, bu nedenle kira sözleşmesinin teminat iddiasının kanıtı olarak kabul edilemeyeceği, davacının senede yönelik teminat iddiasını HMUK’nın 290. maddesi uyarınca yazılı delille kanıtlaması gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde davaya konu senedin teminat olarak verildiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalının temyizine gelince; menfi tespit davasının reddi halinde davalı alacaklı lehine tazminata karar verilebilmesi için davalının başlattığı takibin İİK’nın 72/3 maddesi uyarınca durdurulması gerekir. İİK’nın 72/4 maddesinde kötüniyet, tazminatın bir şartı olarak öngörülmediği için mahkemenin gerekçesi isabetli değildir. Zira ihtiyati tedbir kararı verilip infaz edildiğine göre davalının alacağına kavuşması engellenmiş olup lehine tazminata karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle reddi isabetsizdir.
SONUÇ : Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.