Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/12849 E. 2012/4486 K. 19.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12849
KARAR NO : 2012/4486
KARAR TARİHİ : 19.03.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; davalının, müvekkili kooperatif hakkında bonoya dayalı icra takibi başlattığını; davalının, davacı kooperatifin geçen dönemki başkanı olduğunu, davalının kendisinin başkanlığı sırasında tutulan muhasebe kayıtlarına göre alacaklı gözüktüğü için müvekkili kooperatif aleyhine takip yaptığını, oysa bahse konu muhasebe kayıtlarında birçok usulsüzlüğün mevcut olduğunu, bu konuda davalı hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu, takibe konulan senedin de bu usulsüzlüklere dayanılarak alındığını, yapılan inceleme ile anlattıklarının doğrulanacağını belirterek müvekkili kooperatifin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili … ile eski yönetim arasında devir teslim tutanağı düzenlendiği, bu tutanakta müvekkilinin alacaklı olduğunun belgelendiği ve müvekkiline senet verildiği, icraya verildikten sonra hile, hata hususlarının ileri sürülmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, tanık dinlenmesine muvafakat etmediklerini ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, takibe konulan bonodan doğan alacağın bulunmadığına ilişkin iddiaların HUMK’nun 288.maddesi uyarınca yazılı delille ispatlanması gerektiği, ancak davacı vekilinin yazılı delil sunmadığı, tanıkla ispat yoluna gitmek istediği, davalı vekilinin tanıkla ispata muvafakat etmediği, davacı vekili hata ve hile iddiasına dayanmış ise de dava dilekçesinde hata ve hile hususunu dile getirmediği, dava dilekçesinden sonra ileri sürdüğü hata ve hile iddialarının, iddianın genişletilmesi olarak kabul edildiği ve bu nedenle tanıkla ispat talebinin reddedildiği gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalının davacı …, birtakım usulsüzlükler yaparak zarara uğrattığı ve zimmet iddiasıyla ceza davası açıldığı ve halen devam ettiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece BK’nun 53.maddesi gözetilerek ceza davasının sonucu beklenerek deliller hep birlikte değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu yön gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.