Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/12903 E. 2012/3924 K. 12.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12903
KARAR NO : 2012/3924
KARAR TARİHİ : 12.03.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı alacaklı banka tarafından müvekkili aleyhinde kambiyo senetlerine özgü takip yapıldığını, takibe konu çekteki ciro altındaki imzanın şirketi borçlandıracak yetkili kişiler olan … ve …’in birlikte imzası olmadığından davacı şirketi hukuken bağlamayacağını ve borçlandıramayacağını belirterek takip konusu çek dolayısıyla müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takibe konu çekin müvekkil bankanın kredi borçlusu … tarafından devir ve temlik cirosu ile temlik alındığını, davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacı şirketin temsili konusunda sunulan Çorum 3.Noterliği’nin 31.05.2007 tarihli 10596 yevmiye nolu imza sirkülerine göre … ve …’in birlikte ortak imzaları ile şirketi temsil ve ilzama 5 yıl süre ile yetkili kılındıkları, takibe konu çekin cirosu yapılırken … tarafından tek imza ile imzalandığı, bu durumda çekin davacı şirketi tek başına temsile yetkili olmayan kişi tarafından imzalanması sebebiyle anılan çekten davacı şirketin sorumlu olamayacağı kanaatine varıldığı, takibi yapan alacaklının senedi lehdarın cirosu ile aldığını iddia etmekte olup, çekteki ciro imzasının şirketin yetkililerine ait olup olmadığını bilmesi gerektiği, bu nedenle huzurda imzaların atılmasını sağlaması gerektiğinden dolayı alacaklının % 40 tazminat ödemesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı aleyhine % 40 tazminata karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Menfi tespit davasında davacı borçlu lehine tazminata hükmedilebilmesi için takibin haksız ve kötüniyetli olması gerekir. Somut olayda davalı bankaya çek davacı borçlu şirketin cirosuyla geçmemiş olup, …’un cirosu ile geçmiştir. Bu durumda davalı alacaklının çeki ciro yoluyla devralmada ve müteakiben takibe koymada kötüniyetli olduğu kabul edilemez. Mahkemece bu yön gözetilerek davacının tazminat talebinin reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulünde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
l