Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/13045 E. 2012/4019 K. 13.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13045
KARAR NO : 2012/4019
KARAR TARİHİ : 13.03.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı banka vekili, davalı borçlunun dava dışı asıl borçlu … ile imzalanan 06.04.2007 tarihli Genel Kredi Taahhütnamesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, borç ödenmediği için girişilen icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, kredi kartı sözleşmesine kefil olmadığını, sadece taşıt kredisine kefil olduğunu, kefil olduğu bu sözleşmenin de kredi kartı sözleşmesi olmadığını belirterek, davanın reddi ile %40 kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde; takibe konu alacağın Biz Kart kullanımından kaynaklandığı, dava dışı İsmail Korkmaz’ın tacir olmasının bu kartın kurumsal bir kart olduğu anlamına gelmeyeceği, hal böyle olunca 5464 sayılı Yasanın 24.maddesinin son fıkrasının gözetilmesi gerektiği, asıl borçluya başvurulup tahsil için tüm yollar denenmeden adi kefil durumunda olan davalıya karşı takip yapılamayacağı gerekçeleri ile davanın reddine, davalının tazminat isteğinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı banka vekilince temyiz edilmiştir.
5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun 43.maddesine göre aynı Kanunun 24.maddesindeki adi kefalete ilişkin hüküm tacirlere verilen kurumsal kredi kartları hakkında uygulanmaz.
Dava dilekçesine ekli belgelerde “Şirket kredi kartı ekstresi” “Axess Business” ifadeleri yer almaktadır. Dava konusu kredi kartının verildiği şahsın tacir olduğu mahkemenin de kabulündedir. O halde mahkemece dosya içeriğindeki bu bilgi ve belgeler gözetilerek banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılıp dava konusu kartın kurumsal kredi kartı olup olmadığı hususu üzerinde durulup değerlendirilerek, varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı banka yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.