YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13112
KARAR NO : 2012/8530
KARAR TARİHİ : 21.05.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; müvekkili şirketle davalı arasında boru profil satımı konusunda anlaşma yapıldığını, anlaşma gereği 433,600 TL bedelli 9 adet çeki keşide ederek müvekkilinin davalıya vermesine rağmen, davalının yalnızca 42.638,12 TL değerinde ürün gönderdiğini, müvekkilinin çeklerin 59.100 TL’lik kısmını ödediğini, malların teslim edilmeyeceği anlaşıldığından geriye kalan çeklere ödemeden men yasağı konulduğunu, ayrıca müvekkilinin davadışı Süleyman Kaya’dan 161.360.15 TL bedelli alacağı için başlattığı icra takibinde temlik hakkının, davalı ile anlaşılması nedeni ile davalıya devredildiğini belirterek, 161.360.15 TL ve 16.461,88 TL’nin istirdatına, çeklerden geriye kalan tutar için davalı yana borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ilk itiraz talepleri ile birlikte, 42.638,12 TL değerinde malın davacı yana teslim edildiğini, davacının keşide ettiği diğer çeklerin davacı şirket yetkilisi ….’nin, daha önce aynı yer ve kadro ile birlikte yetkilisi olduğu Hak İnşaat borcundan dolayı müvekkiline verildiğini, müvekkilinin davacıya borcu olmadığını beyan ederek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; çeklerin bir kısımının bankaya iade edildiği, bir kısmının işlem görmediği, bir kısmının 2007 ve 2008 yılı keşide tarihlerine sahip olmasına rağmen davacı defterine 2009 yılında zamanaşımı geçtikten ve çekler kambiyo senedini kaybettikten sonra teslim edilmiş göründüğü, bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğu, temlik sözleşmesinde hangi borç nedeniyle temlik edildiğinin yazılı olmadığı, temlik nedeni ile herhangi bir tahsilat yapılmadığı, tahsilat olmadan borcun ödenmiş olmayacağı, davacının yemin deliline başvurma hakkı hatırlatılmış olmasına rağmen başvurmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 21.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.