Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/13312 E. 2012/5780 K. 05.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13312
KARAR NO : 2012/5780
KARAR TARİHİ : 05.04.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı kabulüne, yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı asıl borçlu … arasında davalıların kefaletiyle genel kredi sözleşmesi düzenlendiğini, kredi borcunun ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline ve takibin borçluların sorumlu olduğu 6.000 TL limit ve masrafları ile fer’ileri üzerinden devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, takibe itirazlarını tekrar ettiklerini, müvekkilinin asıl borçlu tarafından 28.03.2005 tarihinde kullanılan krediye kefil olduğunu, bu krediden ödenmeyen kısmın 1.187,16 TL olup bunu kabul ettiklerini, ayrıca ödenmeyen bu kısma geçerli faiz oranın uygulanmasıyla ortaya çıkacak fer’i ve masrafların ilavesiyle belirlenecek toplam miktarı da kabul ettiklerini, davacının dört ayrı krediden dolayı toplam 39.796,28 TL talep etmesinin kötü niyetli olduğunu bildirerek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı … vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre; davalıların sözleşmenin 17. maddesi uyarınca asıl borçluya açılmış ve açılacak tüm kredilere kefil oldukları, sadece çekilen ilk kredi yönünden sorumlu oldukları yolundaki iddialarının kabul edilemeyeceği, davalı …’ın borcun bir miktarını kabul ettiğini beyan etmişse de kabul edilen miktarın açıkca belirtilmediği, takibe itirazının da borcun tamamına yönelik olarak yapıldığı gerekçeleriyle davanın kabulüne, davalıların itirazının iptaline, davalı … hakkındaki takibin 6.000 TL’si asıl alacak olmak üzere toplam 7.090,18 TL üzerinden, davalı … hakkındaki takibin ise 6.000 TL’si asıl alacak olmak üzere toplam 7.269,45 TL üzerinden asıl alacağa % 62 temerrüt faizi ve % 5 gider vergisi yürütülmek suretiyle devamına ve davalıların % 40 oranında tazminatla sorumluluklarına karar verilmiş, hüküm davalıların vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1- Davalı … vekilinin temyiz isteminin, davalı …’un 22.04.2011 havale tarihli temyizden vazgeçme beyanı karşısında reddi gerekmiştir.
2- Davalı … vekilinin temyizine gelince; hükme esas alınan rapor ayrıntılı incelemeyi içermediği gibi Yargıtay denetimine de elverişli değildir. Kaldı ki hükme esas alınan 21.10.2010 tarihli rapor, dosyaya daha önce sunulan 09.06.2010 havale tarihli bilirkişi raporuyla da çelişmektedir. Bu durumda mahkemece, gerek bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi, gerekse davalıların kefil oldukları 28.03.2005 tarihli sözleşme ile açılan kredi hesaplarının kapatılıp kapatılmadığı hususunda ayrıntılı incelemeyi içerir ve Yargıtay denetimine elverişli yeni bir bilirkişi ya da bilirkişi kurulundan rapor alınarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz isteminin reddine; (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 05.04.2012 günü oybiriliyle karar verildi.