Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/13358 E. 2012/4235 K. 15.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13358
KARAR NO : 2012/4235
KARAR TARİHİ : 15.03.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine çeke dayalı takip başlattığını, takibe konu çekteki imza ve yazıların müvekkiline ait olmadığını belirterek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline ve %40 oranında kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin çeki ciro yoluyla aldığını, davacının kötü niyetli olduğunu, davanın süresinde açılmadığını bildirerek reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve Ankara 4.İcra Hukuk mahkemesinin 2009/490 sayılı dosyası içinde alınan raporda dava konusu çekteki imzanın davacının eli ürünü olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının takip nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine ve davalının %40 oranında kötü niyet tazminatıyla sorumluluğuna karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Hükme esas alınan Ankara 4.İcra Hukuk Mahkemesinin 2009/490 esas sayılı dosyasında aldırılan bilirkişi raporu, eldeki davanın konusu olmayan 10.10.2008 tarihli 13.550 TL bedelli başka bir çeke ilişkin olup söz konusu raporun iş bu davada hükme gerekçe yapılması doğru değildir. Öte yandan icra hukuk mahkemeleri dar yetkili mahkemeler olup anılan mahkemelerden verilen kararlar kural olarak maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmezler. Kaldı ki Ankara 4.İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2009/490 esas sayılı dava dosyasının davalısı ile bu davanın davalısı farklı kişilerdir. Bu durumda mahkemece dava konusu çek üzerinde imza yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.