Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/13656 E. 2012/4760 K. 22.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13656
KARAR NO : 2012/4760
KARAR TARİHİ : 22.03.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, ödenmeyen çeklere ilişkin bakiye alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine İstanbul 14. İcra Müdürlüğü’nün 2009/4551 E. sayılı dosyası ile icra takibi yaptıklarını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali, takibin devamı ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında davacı vekili tarafından verilen 07/12/2009 tarihli dilekçe ile davanın alacak davası olarak ıslah edildiği belirtilmiştir.
Davalı vekili, takibe konu çeklerin süresinde bankaya ibraz edilmediğini ve zamanaşımına uğradığını, bu sebeple davacının tüm takip haklarını kaybettiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve dosya kapsamına göre, davalı tarafın defterlerinin usulüne uygun olarak tutulmadığı, buna rağmen söz konusu defterde kayıtlı faturalardan davacı şirkete borçlu olduğunun sabit olduğu, söz konusu borç karşılığında ileri tarihli çeklerin tahsil edildiğine dair evrakın da ibraz edilmediği gerekçesiyle 3.750.31 TL’nin dava tarihinden itibaren 2009 yılının ilk yarısı için %25, ikinci yarısı için %19 ve 2010 yılı için %15 oranda reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
“Anayasanın 141/3 maddesi bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır,” buyurucu hükmünü içermektedir. HUMK 388 ve HMK 297 maddesinde de, kararın kapsayacağı hususlar ayrıntılı biçimde belirtilmiştir. HMK’nın 297.maddesinin 1/c bendine göre; mahkeme kararlarında iki tarafın sav ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşmadıkları hususlar, çekişmeli konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması, ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakılar ile bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin açıkça gösterilmesi zorunludur. Yerel Mahkeme kararının gerekçe kısmında yukarıda belirtilen şekilde gerekçe oluşturulmayıp, karar yerinde gösterilmemiştir. Bu nedenle gerekçesiz şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.