Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/13658 E. 2012/4151 K. 15.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13658
KARAR NO : 2012/4151
KARAR TARİHİ : 15.03.2012

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin muhtelif tarihli irsaliyeli faturalarına dayalı cari hesap alacağının tahsili amacıyla Kadıköy 5. İcra Müdürlüğü’nün 2009/17914 E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine takip başlatıklarını, takip sırasında davalının haksız ve kötüniyetli olarak takibe kısmen itiraz ettiğini belirterek davalının kısmen itiraz ettiği 3.400,00 TL bakımından itirazın iptaline, takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetkili mahkemenin Kayseri Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunu, müvekkili ile davacı vekili arasında davaya konu icra takibindeki borcun yapılandırılarak protokol yapıldığını, protokol uyarınca ödemelerin yapıldığını bildirerek davanın reddi ile %40 tazminata karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre davacı tarafın takibe konu ettiği 12.625,00 TL’nin takip tarihi olan 26.08.2009 tarihi itibariyle ticari defterde 10.448,00 TL olarak kaydedildiği, bundan sonra davalı tarafın 30.11.2009 tarihinde 7.000,00 TL’lik ödemede bulunduğu ve davacının bakiye alacak miktarının 3.448,00 TL olduğu gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak davanın kabulü ile Kadıköy 5. İcra Müdürlüğü’nün 2009/17914 E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 3.400,00 TL asıl alacak ve takip tarihinden 30.11.2009 tarihine kadar 518,34 TL ve 30.11.2009 tarihinden dava tarihine kadar 334,90 TL olmak üzere toplam 853,24 TL işlemiş faiz üzerinden devamına, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacı tarafına ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
“Anayasanın 141/3 maddesi bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır,” buyurucu hükmünü içermektedir. HUMK 388 ve HMK 297 maddesinde de, kararın kapsayacağı hususlar ayrıntılı biçimde belirtilmiş olup, bu maddenin 3. bendine göre; mahkeme kararlarında iki tarafın sav ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşmadıkları hususlar, çekişmeli konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması, red ve üstün tutulma nedenleri, sabit görülen vakıalarda bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebebin açıkça gösterilmesi zorunludur. Yerel Mahkeme kararının gerekçe kısmında yukarıda belirtilen şekilde gerekçe oluşturulmayıp, gerekçeler karar yerinde gösterilmemiştir. Bu nedenle gerekçesiz şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.