YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13704
KARAR NO : 2012/5743
KARAR TARİHİ : 05.04.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinden davalı şirketin 2007 yılı Haziran ayına kadar üç-dört yıl boyunca gıda maddesi satın aldığını, davalı şirketin 2007 yılında yaptığı mal alımları sonucu bakiye 21.147,46 TL borcunun kaldığını, bu alacağın ödenmemesi nedeniyle 07/03/2008 tarihli uyarı yazısıyla alacağın talep edildiğini, uyarı yazısının 11/03/2008 tarihinde tebliğ olunmasına rağmen alacağın ödenmediğini belirterek 24.147,46 TL alacağın temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacı ile olan ticari ilişkisini sözleşme çerçevesinde devam ettirdiğini, ancak davacının edimlerini yerine getirmediğini, bu nedenle davalının borcunun olmadığını, 07/03/2008 tarihli uyarı yazısının da davalıya ulaşmadığını bildirerek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve davacı taraf ticari defterlerine göre cari hesap ilişkisi sonunda davacının davalıdan 24.147,46 TL alacaklı, davalı defterlerine göre ise davacının davalıdan 464,70 TL alacaklı bulunduğu, taraf defterleri arasındaki farkın kaynaklarından biri olan davacı taraf ticari defterlerinde kayıtlı olup da davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmayan toplam 15.521,11 TL bedelli 10 adet davacı faturasına konu emtianın davalı tarafa teslim edilmesine karşın bedelinin ödenmediği, yine davalı kayıtlarında olup da davacı kayıtlarında olmayan toplam 4.550,75 TL bedelli davalı iade faturalarına konu alacakla ilgili ispat yükü kendisinde olan davalının bu malların iadeye konu olduğunu ispat edemediği, ayrıca davalı defterlerinde alacak olarak görünen 464,70 TL’den davalının sorumlu olacağı, bu miktar üzerinden davacının defterlerinde, davalı defterine göre farklı görünen 4 adet davacı faturasından oluşan 248,60 TL ve davalı defterinde, davacı defterine göre farklı görünen 1 adet 81,00 TL’lik davalı ödemesinin düşülmesi ile tespit edilen 20.207,00 TL’den davacının sorumlu olduğu, sair diğer kalemlerden kaynaklanan defterler arasındaki farkın davalı lehine yorumlanması gerektiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile 20.207,00 TL nin dava tarihi 04/04/2008 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yerel mahkemece üç kez bilirkişi incelemesi yaptırılmı olmasına rağmen bu raporlardan hiçbirine itibar edilmeyip 16/11/2009 tarihli bilirkişi raporundan esinlenerek yapılan hesap ve değerlendirme sonucu hüküm kurulmuştur. Taraflar arasında 2004 yılından beri süre gelen ticari ilişki olduğu ve bu ilişkinin cari hesap şeklinde yürütüldüğü dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Tarafların ticari defterlerinin incelenip değerlendirilmesi muhasebeyi gerektiren teknik işlemlerden olduğundan uyuşmazlığın çözümünde bilirkişi incelemesi yapılması gerekmektedir. Hakimin kendisini bilirkişi yerine koyup itiraza da uğramış olan rapordan esinlenerek yazılı şekilde hüküm oluşturması doğru değildir. Esasen davalı taraf davacının sunduğu üzerinde şirket kaşesi ve imzaların bulunduğu sevk irsaliyelerindeki imzaların şirket yetkilisine ya da çalışanına ait olmadığını savunmuş ve bu irsaliyeli faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olmadığını ve bu nedenle dikkate alınamayacağını, davalı defterlerinin kapanış tasdikleri bulunduğundan usulüne uygun tutulduğunu belirtmiştir. Bu durumda mahkemece öncelikle davalı tarafın bu yöndeki savunmaları üzerinde durulup, irsaliyelerdeki imzalar yönünden araştırma ve inceleme yapıldıktan sonra konusunda uzman kişilerden oluşturulacak yeni bir bilirkişi kurulundan önceki raporlar ve tarafların itirazlarını da değerlendirecek şekilde ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.