YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13705
KARAR NO : 2012/8307
KARAR TARİHİ : 17.05.2012
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı … ile vek. Av. … gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan asil ve avukatın sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davalı banka ile davacı şirket arasında 08.02.2008 tarihinde 1.000.000 Dolarlık ve 1.200.000 TL.’lik Genel Kredi Sözleşmeleri imzalandığı diğer davacınında sözleşmelerin müteselsil kefili olduğu davalı bankanın elinde davacı …’ın keşidecisi olduğu davacı şirket emrine düzenlenen ve davalı bankaya ciro edilen 260.000.00 TL.’lik ve 500.000.00 TL.’lik iki bono olduğu, davalı bankanın bu iki bonoyu dayanak göstererek davacılar hakkında 16.03.2009 tarihinde 563.752.49 TL. üzerinden icra takibi yaptığı konularında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davacılar vekili, müvekkilinin kredi kullanmış gibi görünmekle birlikte aslında kredi olarak verilen paranın yine bankanın kontrolünde ve inisiyatifinde kaldığını çünkü bankanın hesaba el koyarak kredinin teminatı olarak tuttuğunu, kredinin dövize endeksli olduğu için ve TL. de menfaat sağladığı için dövizdeki artış nedeni ile TL. hesabı ile arasında kur artışından dolayı fark oluştuğunu bankanın kusurlu davranışı sonucu zarara kendilerinin uğradığını oysa bankanın kur farkını gerekçe göstererek bonolarla takip yaptığını belirterek bankaya borçlu olmadıklarının tespitini 500.000.00 TL.’lik bononun bedelsizliğinin tespitini ve takibin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davacıların dövize endeksli krediler kullandıklarını iş hesabında TL. kredisi kullanıp döviz hesabında tutuklarını ve kur farkından gelir elde ettiklerini, tüm işlemlerin rehin blokaj sözleşmesi ve davacıların bilgisi ve onayı dahilinde yapıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama ve alınan bilirkişi kurulu raporuna göre davalı bankanın döviz kurlarını takip ederek yükselmesi durumunda kendiliğinden kredinin kapatılmasını sağlama veya teminatı dövize çevirme yükümlülüğü bulunmadığı bu nedenle davacının kur farkından dolayı uğramış olduğu zarardan davalıya sorumluluk yüklenemeyeceğinden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle bilirkişi kök ve ek raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacılar vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 17.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.