Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/13740 E. 2012/4163 K. 15.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13740
KARAR NO : 2012/4163
KARAR TARİHİ : 15.03.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı banka tarafından müvekkili aleyhine kredi kartı üyelik sözleşmesine istinaden Antalya 11. İcra Müdürlüğü’nün 2010/17369 esas sayılı takip dosyasında icra takibi başlatıldığını, takibe dayanak 02/06/2005 tarihli kefalet sözleşmesinde …’un asıl borçlu, müvekkilinin de kefil olarak görüldüğünü, sözleşmedeki imzanın müvekkile ait olmadığını, ayrıca sözleşmede kefalet limitinin de gösterilmediğinden sözleşmenin BK nun 484. maddesine aykırı olduğunu ve kefalet akdinin geçersiz olduğunu belirterek müvekkilinin Antalya 11. İcra Müdürlüğü’nün 2010/17369 esas sayılı takip dosyasından borçlu olmadığının tespitine ve %40’dan az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının bankacılık sözleşmesine istinaden 02/06/2005 tarihli kredi kartı kefalet sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığını, borcun geri ödenmesinde temerrüde düşülmesi nedeniyle icra takibi başlatıldığını, takibin BK nun 487. maddesine uygun olduğunu, davacının yaptığı itirazın haksız ve kötüniyetli olduğunu bildirerek davanın reddini ve %40 tazminata hükmedilmesini savunmuştur.
Mahkemece, takip konusu kredi kartı kefalet sözleşmesinde herhangi bir kefalet limitinin yazılı olmadığı, BK nun 484. maddesi gereğince belirli olmayan bir borç için verilen kefaletin geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının Antalya 11. İcra Müdürlüğü’nün 2010/17369 esas sayılı dosyasına konu toplam 53.196,30 TL alacak nedeniyle davalıya borçlu bulunmadığının tespitine, davalının kötü niyetli olduğu kanıtlanamadığından, davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık Kredi Kartı Sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun 44/1 maddesine göre “Bu Kanunun uygulanması ile ilgili uyuşmazlıklarda kart hamilinin tüketici olması halinde 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 22 nci ve 23 üncü maddesi hükümleri uygulanır.“ Mahkemelerin görevinin kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınması gerekir. Bu nedenle Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu gözetilmeden anılan kanun hükmüne aykırı şekilde genel mahkeme tarafından hüküm verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.