Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/13994 E. 2012/8358 K. 17.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13994
KARAR NO : 2012/8358
KARAR TARİHİ : 17.05.2012

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi ve davacı vekilince temyize cevapla birlikte duruşma istenilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. …. ile davalı vek. Av. …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili tarafından davalı aleyhine faturaya bağlı alacağın tahsili amacıyla….İcra Müdürlüğü nün 2009/7056 esas sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve takip konusu alacağın %40’ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takibe konu borcun müvekkili tarafından çek verilmek suretiyle ödendiğini, çeklerin bedelinin tahsil edildiğini bildirerek, davanın reddini ve davacı şirket aleyhine %40 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacının takip konusu yaptığı fatura bedeli kadar malın davalı tarafından satın alındığı, davalı tarafça çekle ödeme yapıldığı iddia edilmiş ise de, bankada işlem görmeyen ve borç karşılığı verilen vadeli çeklerin haricen ödeme yapılarak geri alındığına dair geçerli ve davacının imzasını içerir yazılı bir delil sunulamadığı gibi davalı tarafça yemin hakkının da kullanılmadığı gerekçeleriyle davanın kabulü ile davalının ….İcra Müdürlüğü’nün 2009/7056 E. sayılı dosyasındaki itirazının iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %40’ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı yan davalıya satarak teslim ettiği mal bedeli karşılığı verilmiş olan çeklerin bedellerinin ödenmediğini, yenilerinin verilmesi için bu çeklerin davalı borçluya iade edildiğini iddia ederken, davalı taraf çek bedellerinin ödenip iade alındığını, çeklerin kendilerinde olmasının ödendiğini gösterdiğini savunmuştur.
Davacının davalıya mal satıp teslim ettiği, karşılığında mal bedeli olarak dava konusu 4 adet çeki aldığı, bu çeklerin 2 tanesinin davalı borçlu elinde, 2 tanesinin de davalı tarafından muhatap bankaya verilmiş olduğu dosya içeriği ile sabittir.
Çeklerin borçlu davalı elinde olması çek bedellerinin ödendiğine karine teşkil eder. Bu karinenin aksini davacı alacaklı usulüne uygun delillerle kanıtlamalıdır. Nitekim mahkemece alınan 28/12/2010 tarihli ilk bilirkişi raporunda bu yön açık bir şekilde bildirilmiştir. Ne var ki, mahkemece alınan 14/02/2011 tarihli ikinci bilirkişi raporunda ispat külfetinin tayininde yanılgıya düşülerek karinenin aksinin ispatının davalıda olduğu bildirilmiş, mahkemece bu rapor hükme esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Mahkemece; yukarıda yapılan açıklamalar ve gösterilen karine dikkate alınarak ispat külfetinin davacı yanda olduğu, davacı tarafın söz konusu karinenin aksini usulüne uygun delillerle kanıtlaması gerektiği gözetilip bilirkişi raporları arasındaki çelişki üzerinde de durularak bir karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.