Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/14228 E. 2012/7716 K. 08.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14228
KARAR NO : 2012/7716
KARAR TARİHİ : 08.05.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av. …gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkettten olan fatura ve cari hesap alacağı için başlattığı icra takibi sırasında, ödeme emrinin davalıya tebliğinden sonra davalıca kargo ile üç adet çek gönderildiğini, bu çeklerin henüz müvekkili şirket eline geçmeden davalının takibe itiraz ettiğini ve takibe konu borç için 3 adet müşteri çeki gönderildiğinden bahisle borçlu olmadıklarını belirttiğini, davalının takibe sebebiyet vermesinden sonra gönderilen çeklerden 31.05.2008 tarihli 1.431 TL’lik çekin ödendiğini, diğer 31.10.2008 ve 31.09.2008 keşide tarihli toplam 20.000 TL’lik çekler için keşidecisi tarafından ödemeden men talimatı olduğundan arkalarına meşruhat düşürüldüğünü, müvekkilinin seçimlik hakkını itirazın iptli davası açmaktan yana kullandığını ileri sürerek takipten sonra 31.05.2008 tarihinde tahsil edilen 1.431 TL’nin BK’nun 84. maddesi uyarınca öncelikle takip konusu fer’ilerinden mahsubuna ve bilirkişi incelemesi sonucu bakiye alacak yönünden takip çıkışı esas alınarak davalının itirazının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Yargılama sırasında karşılığı olmayan çekler 21.01.2010 tarihinde kasaya konulmuştur.
Davalı vekili, davacının faturalara konu alacağını müşteri çeki kabul ederek tahsil etmiş olmasına rağmen faturalara dayalı takip başlattığını, çeklerle ödenen borca istinaden başlatılan takibe karşı, çeklerin keşidecileri tarafından ödenip ödenmediği bilinmediği için, mükerrer ödeme yapmamak amacıyla takibe itiraz edildiğini, davacının bu çekleri müvekkiline iade etmemesi ile vadeli çekleri kabul ettiği anlamının çıkarılacağını, çeklerin karşılığı bulunmadığı tarihte, davacının ya çeklere dayalı takip yapması ya da çekleri zamanaşımına uğratmadan müvekkile iade ederek, ilamsız takibe vaki itirazın iptali davası açma yolanu gitmesi gerektiğini, müvekkilinin davacıya olan borcunu dava konusu çeklerle ödediğini, çeklerin zamanaşımına uğramasının davacının kusuru olduğunu belirterek TTK’nun 557 maddesi uyarınca davanın reddini istemiştir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporuna rağmen itirazın iptali davasına konu takip başlatıldıktan sonra takip borcu için ödeme amaçlı olarak davalıdan 3 adet çek alındığı, davalının takibe haklı olarak itiraz ettiği ve davacının ödeme amaçlı verilen çeklere dayalı olarak alacağını talep etmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine, koşulları oluşmadığından kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu icra takibine konu edilen borcun ödenip ödenmediği noktasında toplanmaktadır. Davalı borçlu, takip konusu borcu 3 adet müşteri çekini davacıya vermek suretiyle ödediğini savunmuş, davacı ise çeklerden birinin ödendiğini ancak ikisinin ödenmemesi üzerine bu davayı açmak zorunda kaldığını ve ödenmeyen (karşılığı bulunmayan) çekleri mahkeme kasasında muhafaza edilmek üzere mahkemeye sunduğunu bildirmiş, ödenen çekin ise BK’nun 84. maddesi gereğince borçtan mahsubunu talep etmiştir. Böylece takip ve dava konusu borç karşılığında çek alındığı ve verildiği, tarafların kabulündedir. BK’nun 114. maddesi uyarınca mevcut bir borç için kambiyo senedi düzenlenmesi borcun tecdidi(yenilenmesi) anlamına gelmez. Borcun tecdidi için, taraflar arasında bu konuda bir sözleşme akdedilmesi gerekmektedir. Hal böyle olunca davacı ödenmeyen çekler yönünden cari hesap ve fatura alacağına dayanarak giriştiği icra takibine yönelik itirazın iptalini isteyebilir.Mahkemece bu yönler gözetilmeden somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 900 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 08.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.