Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/14264 E. 2012/5280 K. 29.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14264
KARAR NO : 2012/5280
KARAR TARİHİ : 29.03.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki muarazanın önlenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin kiraladığı otel ve restorant için abone olmak üzere defalarca davalıya müracat etmesine rağmen eski abonenin bocunun ödenmesi halinde ancak abonelik talebinin değerlendirilebileceği belirtilerek müvekkilini abone yapmaktan kaçındığını, müvekkilinin elektrik ihtiyacını jeneratör kullanarak kısmi olarak karşılamaya çalıştığını iddia ederek muarazanın giderilmesiyle müvekkiline elektrik aboneliğinin müstakilen tesisine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, işbölümü itirazında bulunduktan sonra davacının elektrik aboneliği yapabilmek amacıyla müvekkili kuruma başvuruda bulunduğunu, yapılan incelemede ilgili yerde Eshab-ı Kehf Külliyesi Yönetim Kurulu Başkanlığı adına abonelik bulunduğunu ve bu aboneliğe ilişkin olarak yüklü miktarda borcun mevcut olduğunun tespit edildiğini, borcu bulunan bir tesis veya kullanım yerine asıl borçlu dışında 3. şahıslarca yapılan abonelik başvurularında muvazaa yani borçtan kurtulma kastının olup olmadığının abonelik işlemi yapan birimce araştırılmasının yerinde ve hukuka uygun olduğunu, kira sözleşmesinde kira başlangıcı olarak 09.02.2008 tarihi yer aldığından, fiili kullanıcı sıfatı ile davacı tarafın da sorumlu olduğunu, davacının abonelik ile ilgili gerekli işlemleri yapmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, ve toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre dava dışı Eshabı Kehf Külliyesinin davalı kuruma elektrik borcu bulunduğu, davacının işlettiği otel ve restorantın bulunduğu mahalde davalıya ait 100 KWA gücünde direk tipi bir trafonun mevcut olduğu, davacı şirketin ihtiyacının 50 KW olup, trafoda 69.9 KW gücünde kullanılabilir boşluk bulunduğu, davalı kurumun bu alanda tekel niteliğinde olduğu ve davacı şirkete elektrik enerjisini sağlama yükümlülüğünün bulunduğu,eski abonenin borcundan kiracı olan davacı şirketin sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava eski abonenin borcunun ödenmediğinden bahisle davacının abonelik başvurusunun kabul edilmediği iddiasıyla muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davalı vekili, davaya cevabında, davacının dosyaya ibraz ettiği kira sözleşmesinden kira başlangıcının 09.02.2008 tarihi olup, bu tarih dikkate alındığında sözkonusu eski abonelikle ilgili borçlardan fiili kullanıcı sıfatı ile davacı tarafın da sorumlu olduğunu ileri sürmüştür. Bu durumda mahkemece davalı vekilinin bu iddiası üzerinde araştırma ve inceleme yapılarak, tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle uygun sonuç dairesinde bir karar vermek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına peşin harcın istek halinde iadesine, 29.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.