Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/14332 E. 2012/5298 K. 29.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14332
KARAR NO : 2012/5298
KARAR TARİHİ : 29.03.2012

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 2005 yılından bu yana kağıt satımına ilişkin süregelmiş ticari ilişki söz konusu olduğunu, mevcut ticari ilişki uyarıca müvekkili şirketin davalı şirketten 23.12.2005 tarih ve 838123 numaralı faturadan kaynaklı vade farkı alacağı bulunduğunu belirterek bu alacağın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetki itirazında bulunmuş , bununla birlikte huzurdaki dava ile tarafları ve konusu bakımından aynı ve derdest olan ikinci bir dava daha bulunduğunu, zira davacı tarafın huzurdaki davasına dayanak olarak İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2007/259 esas, 2008/636 karar sayılı dosyasını gösterdiğini, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, müvekkili şirketin dava konusu vade farkı faturasını davacı tarafa ödediğini, bu nedenle söz konusu faturadan kaynaklanan hiçbir borcu bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, cevap ve toplanan deliller doğrultusunda davacı vekili tarafından İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde 2007/259 sayılı dosyası ile faturadan kaynaklanan alacağına ilişkin olarak dava açıldığı, açılan dava dosyasında alınan bilirkişi raporunda davacının davalıdan hem vade farkı hem kur farkı alacağı talep edemeyeceği yönünde düzenlenen rapor neticesinde davanın reddine karar verildiği, bu kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, söz konusu dosyada alınan bilirkişi raporunda davalının kendi defterlerinde davacıya vade farkı faturasından kaynaklanan 4.553,96 TL borçlu durumda olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde davacı tarafça daha önce bu dava konusu olan vade farkı alacağına istinaden icra takibi başlatıldığını ve bu takibe itiraz sonucunda İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde 2007/259 sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını belirterek kesin hüküm itirazında bulunmuştur. Mahkemece davalı vekilinin bu itirazı üzerinde durulup tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.