YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/145
KARAR NO : 2011/1910
KARAR TARİHİ : 16.02.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih : 6.10.2010
No : 47-254
Taraflar arasındaki iflas-menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı iflas davasının reddine, menfi tespit davasının kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı-karşı davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket hakkında başlatılan haciz yoluyla takibe itiraz etmemesi nedeniyle iflas yoluyla takip başlattığını, ancak bu takibe kötüniyetli itiraz edildiğini belirterek, itirazın kaldırılması suretiyle davalının iflasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin çift imza ile temsil edildiğini, bonoda tek imza bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Birleşen dosyada davacı vekili, müvekkili şirketin çift imza ile temsil edildiğini belirterek müvekkilinin bonolardan dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda şirket ana sözleşmesinde tek imza ile temsil edileceğinin öngörülmemesi nedeniyle TTK.nun 321,III hükmüne göre şirketin çift imza ile temsil edilebileceği, dava konusu bonolarda ise tek imza bulunduğu, bonoların şirket tarafından benimsendiğini gösteren karar defterine kayıt, cari hesaba kayıt gibi bir işlemin de yapılmadığı, ilamsız ödeme emrine başlangıçta itiraz etmeyen davalı şirketin menfi tespit davası açmakta hukuki yararının bulunduğu belirtilerek, iflas davasının reddine, menfi tespit davasının kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı-birleşen dosyada davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece iflâs davası hakkında verilen hüküm temyiz eden davacı-birleşen dosyada davalı vekiline 2.11.2010 tarihinde tebliğ edildiği hâlde, temyiz dilekçesi İİK.nun 164.maddesinde öngörülen 10 günlük yasal süre geçirildikten sonra 22.1.2010 tarihinde verilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün ve ¾ sayılı İçtihatı Birleştirme Kararında Yargıtay tarafından da karar verilebileceği kabul edilmiş olmakla, temyiz isteğinin reddi gerekmiştir.
2-İflâs ödeme emrine itiraz eden borçlunun, iflâs davası sırasında tüm savunma sebeplerini ileri sürme imkânı bulunduğundan bu konuda ayrıca bir menfi tespit davası açmasında hukukî yararı olmaması nedeniyle menfi tespit davasının reddi gerektiğinin düşünülmemesi doğru olmadığı gibi farklı yargılama usullerine tâbi olan iflâs davası ile menfi tespit davasının birleştirilerek görülmesi de isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle temyiz eden vekilinin iflâs davasına yönelik temyiz isteminin süreden reddine, (2) numaralı bentte gösterilen nedenle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.