Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/14644 E. 2011/15452 K. 07.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14644
KARAR NO : 2011/15452
KARAR TARİHİ : 07.12.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili; davalının müvekkilinin murisi babası …’nın borçlu olduğu bir senede dayalı olarak takip yaptığını, senetteki imzanın murise ait olmadığını belirterek senet nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; dava konusu bononun muris tarafından verildiği, murisin ev satışı için aldığı bedellerin iadesi zımnında bono imzalayarak davalının zarara uğramasına engel olmak istediği, taraflar arasında gerçek bir alacak borç ilişkisinin bulunduğu, murisin aldığı bedellerden daha fazla meblağlı senet imzalamış olmasının senedin iptalini gerektirmediği, ev bedelinin iade edildiğine dair hiçbir iddia ve belge olmadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hükmüne uyulan bozma ilamında, dava konusu bonodaki imzanın davacının murisi …’nın eli ürünü olup olmadığı yönünde konusunda uzman bilirkişi kurulu marifetiyle inceleme yaptırılmamasının doğru olmadığı belirtilmiştir. Bozmadan sonra yapılan yargılamada ise, bono aslının bulunamadığı gerekçesiyle imza incelemesi yaptırılmamıştır.
Mahkemece, dava konusu bono aslının davalı tarafından nereye ibraz edildiği, daha sonra bononun hangi mahkemeye veya icra dairesine gönderildiği hususları üzerinde durulup, bononun en son hangi birimde bulunduğu tespit edilerek bono aslı üzerinde bozma ilamına uygun bilirkişi kurulundan rapor alınması, bono aslı temin edilemediği takdirde ise, yasal gereğinin yapılarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.çc