YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14882
KARAR NO : 2012/8783
KARAR TARİHİ : 24.05.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki borcun muaccel hale gelmediğinin tespiti davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. … ve davalı vek Av. …’ün gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, taraflar arasında süregelen bayilik ilişkisi nedeniyle davalı yana teminat mektupları verildiğini, bayi müvekkilinin davalıya olan borcu henüz muaccel olmadığı halde, davalının bakiye 107.072,00 TL cari hesap alacağı istemiyle, teminat mektuplarının nakde çevrileceği ihtarına muhatap olduklarını belirterek, 04.12.2008 tarihi itibariyle henüz borçlarının muaccel hale gelmemiş olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının borçları nedeniyle teminat mektubunun nakde çevrilmiş olduğunu, davacının alacağın muaccel hale gelmediğinin tespitine dair iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davacının yükümlülüklerinden hiç birini yerine getirmediğini, teminat mektubunun paraya çevrilmesi koşullarının müvekkili şirket yönünden oluştuğu bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve yapılan yargılama sonunda, yargılama sürecinde lehtar davacının sözleşmeyi tam olarak ifa etmiş olduğu, bu nedenle teminat mektubunun konusu kalmadığından hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yukarıda açıklanan iddia, savunma ve uyuşmazlığın hukuki tavsifinin hakime ait olduğu gözetildiğinde açılan iş bu davanın menfi tespit davası olarak değerlendirilip, davacının davasını açmakta hukuki yararı bulunduğu kabul edilmelidir.
Ne var ki yargılama aşamasında toplanan delillerle davalı yanın alacaklı olduğu ve yargılama aşamasında teminat mektuplarının nakde çevrilmek suretiyle alacağın tahsil edilmiş olduğu gözetildiğinde davanın bu nedenle reddi gerekirken hukuki yarar yokluğu gerekçesiyle davanın reddinde isabet bulunmamakta ise de, verilen hükmün sonucu itibariyle doğru olması ve temyiz edenin sıfatı da gözetilerek yerel mahkeme hükmünün yukarıda yazılı gerekçelerle gerekçesi değiştirilerek ve düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle sonucu itibariyle doğru olan kararın gerekçesi değiştirilerek ve düzeltilen bu haliyle HUMK’nun 438/son maddesi hükmü gereğince ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir olunan 900 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 24.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.