YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15082
KARAR NO : 2012/7009
KARAR TARİHİ : 26.04.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili tarafından davalı aleyhine cari hesap alacağının tahsili amacıyla Şişli 5. İcra Müdürlüğü’nün 2008/11172 E. sayılı dosyasında takip yapıldığını, davalı şirketin haksız itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek davalı şirketin Şişli 5. İcra Müdürlüğü’nün 2008/11172 E. sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davacı yanın mensup olduğu grup şirketleri arasında makine alım satım sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşmenin uygulanması sırasında davacı şirketin üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmediğini, sonrasında taraflar arasında 24/04/2007 tarihli sözleşme ile davacı tarafça müvekkiline bedelsiz kalıp gönderileceğinin kararlaştırıldığını, bu anlaşma gereğince müvekkili tarafından 30/04/2008 tarihli 10.116,35 TL bedelli fatura düzenlendiğini ve müvekkilinin davacıya borçlu olmadığını bildirerek davanın reddini ve %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacının davasını ispatladığı ve 10.895,00 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile Şişli 5. İcra Müdürlüğü’nün 2008/11172 E. sayılı dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmek suretiyle devamına ve alacağın %40’ı oranında tazminata karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı vekili, dava dilekçesinde delillerini belirtirken “sair yasal deliller” ifadesini kullanarak yemin deliline de dayanmış, 30/06/2011 tarihli celsede davalı vekili “…mahkeme aksi kanaatte ise yemin teklifi hususunda müvekkilimle görüşmek üzere süre talep ediyorum” şeklinde beyanda bulunmuş, ancak mahkemece bu hususta olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeksizin esas hakkında hüküm kurulmuştur. Mahkemece davalı tarafa yemin hakkını kullanıp kullanmayacağı hususunda süre verilip varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.