Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/15103 E. 2012/7444 K. 03.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15103
KARAR NO : 2012/7444
KARAR TARİHİ : 03.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili tarafından davalı aleyhine kredi sözleşmesine kefalet nedeniyle kefil olduğu kredi borcunun ödenmemesi üzerine davalı … ve dava dışı diğer borçlular hakkında … İcra Müdürlüğü’nün 2009/1673 esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığı, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek davalının … İcra Müdürlüğü’nün 2009/1673 esas sayılı takip dosyasındaki itirazının iptali ile takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili tarafından imzalanan kredi sözleşmelerindeki toplam ana para borç miktarının 74.083,86 TL olmasına rağmen, ödeme emrinde ana para borç miktarının 74.936,48 TL olarak belirtildiğini, müvekkili ve dava dışı asıl borçlu tarafından yapılan ödemelerin davacı banka tarafından yapılan hesaplamada nazara alınmadığını bildirerek müvekkili tarafından yapılan itirazın kabulü ile lehlerine tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davalının kefil olduğu kredi sözleşmelerinden kaynaklanan davalı banka alacağının 38.987,41 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile … İcra Müdürlüğü’nün 2009/1623 Esas sayılı takip dosyasına davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile davalı açısından takibin toplam 38.987,41 TL alacak yönünden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, hükmolunan alacak miktarının %40’ı olan 15.594,96 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi kurulu asıl ve ek raporunda davacı bankaca gönderilen bilgilerin açık ve seçik olmadığı, keza istenilen bilgileri içermediği bildirilmiş, buna rağmen inceleme yapılarak davacı banka alacağı hesaplanmıştır.
Davalının kefil olarak imzasını inkar etmediği kredi sözleşmelerinin 56. maddesi hükmü de gözetilerek banka defter ve kayıtları üzerinde yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınıp, takibin birden fazla kredi sözleşmesine dayalı olarak yapıldığı, hangi kredi sözleşmesine ne kadar ödeme yapıldığı ve kalan borcun ne kadar olduğu belirlenip, davalı kefilin kendi limiti ve temerrüdünün sonuçlarından sorumlu olduğu gözönünde
bulundurulacak şekilde Yargıtay denetimine imkan verecek yeni bir rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yeterli incelemeyi içermeyen bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde davalıya iadesine, 03.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.