YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15169
KARAR NO : 2011/16152
KARAR TARİHİ : 19.12.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirketin 30.07.2001 ile 18.01.2002 tarihleri arasında davalıdan satın alınan kalorifer yakıtının ayıplı olduğunu malın ayıplı olduğunun yapılan tahlil sonucu tespit edildiğini, ayıplı mal nedeniyle davalıya fazla ödemede bulunduklarını ve kalorifer sisteminde malın ayıbından dolayı arıza meydana geldiğini ve bunun için de masraf yaptıklarını iddia ederek fazlaya dair haklar saklı kalarak 40.000.000.000.TL.’nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece 15.06.2004 tarihli kararın bozulmasından sonra yapılan yargılama sonunda 25.03.2008 tarihli karar ile “Bozma kararında 4 numaralı yakıt ile 6 numaralı yakıt arasındaki fiyat farkı ile fazla ödemenin her bir fatura için ayrı ayrı hesaplanması gerekirken ve davalının bu yöndeki itirazı dikkate alınmadan eksik inceleme ile düzenlenen tespit raporuna göre zarara hükmedilmesi doğru görülmemiştir gerekçesine uyulmasına, diğer kısımlara ilişkin ise önceki kararda direnilmesine karar verilmiş olması nedeni ile; Davanın kabulü ile Davalıdan alınan kalorifer yakıtının standartlara uygun olmaması nedeniyle meydana gelen zarar bedeli olarak istemle bağlı kalınarak 40.000,00 YTL.’ nin temerrüt tarihi olan 06.03.2002 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin saklı tutulmasına” karar verilmiş, hüküm davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nca “1-Yerel Mahkemece, bozma ilamının bedel farkına ilişkin bölümüne uyulmak suretiyle verilen karara ilişkin temyiz itirazlarını inceleme görevi Özel Daireye ait bulunduğundan, bu yönden inceleme yapılmak üzere dosyanın Özel Daireye gönderilmesi gerektiği” belirtilerek ayrıca, “…2-Yerel Mahkemece yapılması gereken, 09.01.2002 tarihli fatura dışında kalan diğer faturalara konu yakıtların (6) numaralı olduğu yönündeki davacı iddiasının kanıtlanamadığı benimsenmek suretiyle, kötü yakıt kullanımından doğan fazla enerji ve fazla yakıt sarfı sonucu oluşan zarara ilişkin tazminat talebinin sadece 09.01.2002 tarihli faturaya konu yakıtla sınırlı olarak değerlendirilmesi, bu konuda ek bilirkişi raporu alınmak suretiyle, ortaya çıkacak uygun sonuç çerçevesinde bu talep hakkında hüküm kurulması; davalının teslim ettiği yakıtlarla arıza arasında nedensellik bağı bulunduğunun kanıtlanamamış olmasından dolayı, buna yönelik tazminat talebinin ise reddine karar verilmelidir” gerekçesiyle direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere, Yargıtay 19. H.D.’nin 28.06.2010 tarih ve 2010/3724 E.2010/8130 K. sayılı bozma ilamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; 4 ve 6 numaralı yakıt için ödenmesi gereken bedeller arasında 4.700,06 TL. fiyat farkı olduğu, bu miktar tazminatın 06.03.2002 tarihinden itibaren taraflar tacir oldukları için işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacı tarafın fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile kısmen reddi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin ve sair taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece uyulan Dairemiz’in 28.06.2010 tarihli bozma ilamında; “.. Mahkemenin bozma ilamının bedel farkına ilişkin bölümüne uyulmasına rağmen bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmediği, ortada sadece 9.1.2002 tarihli faturayla satılıp teslim edilen yakıtın sözleşmeye ve faturaya uygun bulunmadığı yönünde bir belirleme bulunmadığı, diğer faturalara konu yakıtlar bakımından ise herhangi bir tespitin mevcut olmadığı, 9.1.2002 tarihli fatura dışındaki diğer faturalara konu yakıtın 6 numaralı yakıt olduğunun kabulü ile fiyat farkı hesaplaması yapılmasına olanak bulunmadığı, bu durumda mahkemece 9.1.2002 tarihinde anlaşmaya aykırı şekilde farklı mal teslim edilmesi nedeniyle bu teslimata ilişkin olarak 4 numaralı yakıt için fatura karşılığı yapılan ödeme ile 6 numaralı yakıt için ödenmesi gereken fiyat arasındaki farktan davalının sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediği” belirtilmiştir.
Yukarıda açıklanan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 01.07.2009 tarihli bozma kararında “… kötü yakıt kullanımından doğan fazla enerji ve fazla yakıt sarfı sonucu oluşan zarara ilişkin tazminat talebinin sadece 09.01.2002 tarihli faturaya konu yakıtla sınırlı olarak değerlendirilmesi, bu konuda ek bilirkişi raporu alınmak suretiyle, ortaya çıkacak uygun sonuç çerçevesinde bu talep hakkında hüküm kurulması” gerektiği açıkça belirtildiği halde mahkemece 09.12.2010 tarihli celsede sadece Dairemiz Bozma ilamı doğrultusunda “09.01.2002 tarihinde teslim edilen 4 numaralı yakıt için fatura karşılığı yapılan ödeme ile 6 numaralı yakıt için ödenmesi gereken fiyat farkı arasındaki bedelin tespiti yönünden ek rapor alınmasına” karar verilmiş ve bu ara karar doğrultusunda alınan 24.01.2011 tarihli bilirkişi raporu ile sadece bu husus incelenmiş, anılan Hukuk Genel Kurulu’nun Bozma ilamında belirtilen 09.01.2002 tarihli faturaya konu yakıtın kullanımından fazla enerji ve fazla yakıt sarfı nedeniyle zarar doğup doğmadığı hususu değerlendirilmemiştir. Bu durumda Mahkemece eksik incelemeye dayalı olarak alınan bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.