Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/15183 E. 2012/9664 K. 07.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15183
KARAR NO : 2012/9664
KARAR TARİHİ : 07.06.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı davalı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek. Av. … gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, akaryakıt istasyonu bulunan taşınmazın intifa hakkının 10.05.2024 tarihine kadar müvekkili şirkete bırakıldığını, akaryakıt istasyonunun edinilmiş tapusal hakka istinaden imzalanan bayilik sözleşmesi tahtında … Akaryakıt istasyonu olarak faaliyet gösterdiğini, Rekabet Kurumunun 12.03.2009 tarihli duyurusu ile taraflar arasındaki anlaşmanın süresini sınırlayarak, bu süreyi aşan kısım için rekabet etmeme yasağı ile sözleşmeyi ifa zorunluluğunu ortadan kaldırması ile geçersiz kalan süreye isabet eden daha önce ödenen ve kıstelyevm usulü ile hesap edilen tutarın davacıya ödenmesi gerektiğini belirterek intifa sözleşmesinin ifası hukuken ve fiilen imkansız hale gelen kısmı için ödenen ve kıstelyevm usulü ile hesap edilmiş olan 239.775,00 TL’nin davalıdan tahsiline, ayrıca iadesi gereken ve ifası hukuken, fiilen imkansız hale gelen kısmın denkleştirici, adalet prensibi uyarınca dava tarihine eskale edilerek güncellenmesine ve davalıdan tahsiline, bu tutarlara ödeme tarihlerinden itibaren ticari avans faizi işletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taşınmazın … ili, … İlçesinde bulunduğundan yetkili mahkemenin … Asliye (Ticaret) Mahkemesi olduğunu bildirerek yetki itirazında bulunduğu gibi, davanın 1 yıllık zamanaşımı süresinden sonra açılması nedeniyle zamanaşımından reddi gerektiğini, esasende taraflar arasındaki intifa ve bayilik (işleticilik) anlaşmasının halen yürürlükte olup, rekabet kurulunca geçersizliklerine karar verilmediğini, istemin dayanağı olmadığını bildirerek davanın reddini istediği gibi aksinin karar altına alınması halinde uğranılan zararın takas ve mahsubuna, intifa ve ipoteğin tapudan terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davalının yetki itirazının sözleşme hükmüne göre yerinde olmadığı, davanın sebepsiz zenginleşme hukuksal sebebine dayalı alacak istemine ilişkin olduğu, Rekabet Kurulu’nun 12.03.2009 tarihli genel bildiriminin sebepsiz zenginleşme açısından incelenmesinde ise bayilik sözleşmesi ve intifa sözleşmesinin davanın açıldığı tarihte ve halen yürürlükte oldukları, iddianın aksine Rekabet Kurulu’nun kararı ile sözleşmelerin geçersiz hale gelmediği, sözleşmelerin yeni anlaşma yapabilecekleri, sözleşmeler yürürlükte iken sözleşmelerin geçersiz hale geleceğinden bahisle sebepsiz zenginleşmeye dayalı böyle bir alacak davası açılamayacağı, dava tarihi itibariyle ve halen sözleşmesel ilişki devam ettiğinden henüz iddia edilen sebepsiz zenginleşme olgusunun işlemeye başlamadığı, tüm bu nedenlerle dava ön koşullarının henüz oluşmadığı ve davanın zamansız (erken) açıldığı gerekçeleriyle erken açılan davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı ile davalı arasında maliki davalı olan taşınmaz kaydı üzerine tapuda davacı lehine 10.05.2007 tarihinde 17 yıl müddetle intifa hakkı tesis edilmiş olduğu dosyada mevcut taşınmazın tapu kaydından anlaşılmaktadır.
Rekabet Kurulu’nun dikey sözleşmelerle (bayilik-intifa/kira) ilgili vermiş olduğu kararlar uyarınca, rekabet etmeme yükümlüğü 18.09.2005 tarihinden önce yapılan ve bu tarih itibariyle kalan süresi beş yılı aşan dikey anlaşmaların 18.09.2010 tarihine kadar 2002/2 sayılı tebliğ ile tanınan grup muafiyetinden yararlanacağı, 18.09.2005 tarihinden sonra yapılan dikey anlaşmaların ise yapıldıkları tarihten itibaren beş yıl süreyle 2002/2 sayılı tebliğ ile düzenlenen grup muafiyeti kapsamındadır.
Hal böyle olunca taraflar arasında 18.09.2005 tarihi sonrasında kurulmuş olan 10.05.2007 tarihli, 17 yıllık intifa sözleşmesi nedeniyle grup muafiyeti kapsamında kalan beş yıllık sürenin sonu 10.05.2012’dir. Yani grup muafiyetinden yararlanılacak son tarih 10.05.2012’dir. Bu durumda mahkemece taraflar arasındaki intifa tesisi sözleşmesi tarihinin 23.08.2005 olduğu ve grup muafiyeti süresi 18.09.2010 tarihi itibariyle son bulduğu şeklindeki kabulü doğru değildir. Ayrıca, mahkemece taraflar arasındaki akdin feshedilmediği ve geçerli olduğu gerekçesiyle verilen ret kararı esasa ilişkin nihai karar olup, buna göre davalı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin üçüncü kısmına göre hesaplanacak nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde maktu vekalet ücretine hükmolunması isabetsizdir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) sayılı bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 900.TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harçların istek halinde iadesine, 07.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.