YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15294
KARAR NO : 2012/7248
KARAR TARİHİ : 30.04.2012
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; müvekkili banka şubesi ile davalı arasında imzalanan genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesi gereğince firmaya kredi tahsis edildiğini, tahsis edilen kredinin geri ödenmemesi üzerine cari hesabın kat edilerek borçlu firmaya ihtarname gönderildiğini, gönderilen ihtarnameye rağmen müvekkili banka alacağı ödenmediğinden borçlu hakkında Denizli 2. İcra Müdürlüğünün 2010/5348 esas sayılı dosyası ile borçlu hakkında takip yapıldığını, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu, aynı alacak için tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla birden fazla takip yapılmasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, firma için takiple talep edilen alacak miktarının ipotek limitini aşan miktar olup İİK’nın 45. maddesine bir aykırılık bulunmadığını belirterek, davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacı tarafın asıl borçlular … Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti. ve … adına Denizli 2. İcra Müdürlüğünün 2010/5348 esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibine giriştiğini, bankanın asıl borçlu aleyhine giriştiği takip semeresiz kalmadıkça, krediye şahsi teminat veren kefillerden borcun ifasını isteyemeyeceği, yüksek mahkeme kararlarına göre, alacaklı olduğunu iddia eden tarafın, müvekkili aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapamayacağını, asıl borçluya karşı ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip sonuçlanıp müvekkilin sorumlu olduğu kefalet limiti belirlendikten sonra genel haciz yolu ile takip yapılabileceğini belirterek, davanın reddine ve %40’tan az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; ticari kredili mevduat hesabı yönünden icra takip tarihi itibariyle toplam alacağın 11.069,95 TL olduğu, döviz kredisi hesabı yönünden ise kat edilen 408.768,22 USD alacaktan kat tarihi itibariyle 200.000,00 USD ipotek limiti tenzil edildikten sonra 208.768,22 USD alacağın TL karşılığının 317.640,85 TL olduğu, fer’ileri ile birlikte toplam alacağın 348.028,48 TL olarak hesaplandığı, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takip tarihi itibariyle davacı bankanın davalı borçludan 328.100,65 TL asıl alacak, 29.521,71 TL işlemiş faiz, 1.476,08 TL gider vergisi, 175,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 359.273,44 TL alacaklı olduğu, 328.10,65 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren %80 temerrüt faizi ve faizin %5’i gider vergisini isteyebileceği gerekçesiyle bu kısım yönünden davanın kabulüne, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, alacağın hesaplanabilir ve likit olduğu anlaşıldığından asıl alacağın %40’ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden alınmasına, 30.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.