Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/1549 E. 2011/12515 K. 13.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1549
KARAR NO : 2011/12515
KARAR TARİHİ : 13.10.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki karşılıklı alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı her iki davanında kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, davalının sipariş ettiği …’da imal edilen “… … … ” malzemesinin Türkiye’ye ihracatının ve teslimatının müvekkili tarafından yapıldığını ancak davalının, itiraz etmeyerek kabul ettiği fatura bedelini talebe rağmen ödemediğini iddia ederek 34.166.25 Euro alacağın faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, müvekkilinin davacı firmadan davaya konu malzemeyi ithal ettiğini, ithalat konusunda bir itirazlarının olmadığını, müvekkilinin 02.03/06/2005 tarihinden itibaren sözleşmeye konu iş ve hizmetlerde davacının Türkiye acentesi mümessili olup, sözleşmelerden doğan görevlerini ifa edip, davacının malları için pazar yaratıp satışına aracılık ettiğini ancak davacının sözleşmede açık hüküm bulunmasına rağmen sözleşme konusu işlerde gizlice başka şirketlerle çalışmaya başladığını, ödenmesi gereken komisyon ve bedellerin ödenmediği gibi, müvekkilinden ayrılarak şirket kuran kişilere haksız rekabet yaratacak şekilde malzeme vermeye başladığını, hatta müvekkiline teslim edilmesi gereken malları müvekkilinin rakibine gönderdiğini, müvekkilinin ticari kayba uğrayıp, malzemeyi daha yüksek fiyattan ithal ettiğini, müvekkilinin 2002 yılı zararının 37.359.25 euro olup. davacının talep ettiği 34.166.25 euro bedelinden alacaklarının düşürülmesi durumunda davacının herhangi bir hak ve alacağı kalmayıp, 3.193.00 euro müvekkilinin alacağı kalacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin davalının bir başkası ile iş yapmasını engelleyecek hükümler içerdiği, davacının taahhütlerini yerine getirmediği, dava dışı 3. kişiye aynı dönemde davalıya gönderilmesi gereken malzemenin sevkiyatını yaptığı, davacı tarafın 28.05.2010 havale tarihli dilekçe içeriğinde açıkça başka firmalara iş yaptığını kabul ettiği, dosyaya ibraz edilen tercüme belgelerinden davacının komisyon ödemeye hazır olduğunu ve davalının sadece Raman grubu tarafından üretilen izolasyon malzemeleri ile uğraşmasını belirterek aralarındaki iş ilişkisini 02-03/06/2005 tarihli protokol başlıklı belge içeriğinde de yapılacak işin acentelik olarak açıklanıp, ilişkinin bu şekilde olduğu gerekçesiyle asıl davanın miktar olarak kabulüne, süresinde açılmış ve harcı yatırılmış miktarı net ve her iki tarafça tartışma konusu edilmeyen karşı dava takas beyanı usulünce ve miktarı belirlenebilir şekilde yapılmış olup, gümrükten geçen belgeler doğrultusunda davacı tarafça da itiraza uğramayan miktar niteliği açısından itiraza uğrasa da miktar olarak itiraza uğranmadığı görülüp, karşı davanın takas beyanının miktar olarak kabulüne, fark alacak açısından 01.05.2009 tarihli dilekçede tahsile ilişkin bir talep bulunmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, satılan mal bedelinin tahsiline ilişkindir.
Davalı, davacıdan dava konusu malı satın aldığını belirterek takas mahsup talebinde bulunmuştur. Bu durumda mahkemece; davalı alacağı bulunup bulunmadığı yönünden ve konusunda uzman bilirkişi aracılığı ayrıntılı ve Yargıtay denetimine uygun rapor alınıp, varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.