Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/1559 E. 2011/10677 K. 13.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1559
KARAR NO : 2011/10677
KARAR TARİHİ : 13.09.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av. … gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ile 24.05.2007 tarihinde Anabayilik Sözleşmesi ve eki Franchise anlaşması imzaladığını, müvekkiline Muğla’da anabayilik verildiğini, ancak davalının sözleşme gereği, yapması gereken yükümlülükleri yerine getirmediği için zarara uğradığını ileri sürerek fazlaya ait haklarının saklı tutulması kaydıyla şimdilik 20.000 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamı, Ana Bayi ve Franchise Sözleşmeleri ve benimsenen bilirkişi raporu karşısında davalının sözleşmeye aykırı davranmadığı ve akdi ilişkiyi ihlal etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
BK’nun 107.maddesi; derhal fesihi düzenlemekte olup, “Aşağıdaki hallerde bir mehil tayinine lüzum yoktur: 1-Borçlunun hal ve vaziyetinden bu tedbirin tesirsiz olacağı anlaşılırsa; 2-Borçlunun temerrüdü neticesi olarak borcun ifası alacaklı için faidesiz kalmış ise; 3-Akdin hükümlerine göre borç tayin ve tespit edilen bir zamanda veya muayyen bir mehil içinde ifa edilmek lazım geliyorsa” hükmünü içermektedir.
Mahkemece, davacı yanın anılan yasa maddesi hükmüne dayandığı da gözetilerek, bu maddenin somut olayda uygulama olanağı olup olmadığının karar yerinde tartışılarak, varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 825.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.