YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15647
KARAR NO : 2012/1721
KARAR TARİHİ : 08.02.2012
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki ipoteğin kaldırılması (ipoteğin fekki) davasının bozma kararına uyularak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılardan …vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, alacaklı davalı banka tarafından borçlu davalı … aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, müvekkilinin gerçek tapu sahibi olup, hiçbir şekilde taşınmazı satmadığını, davalı … ve kardeşleri sahte nüfus cüzdanı ile tanzim ettirilen vekaletnameye istinaden tapudan taşınmazın satımını sağladıklarını, akabinde davalı …’in taşınmazın ipoteği sureti ile bankadan kredi çekildiğini, satış işleminin mutlak butlanla batıl olduğunu belirterek, taşınmaz üzerindeki mevcut ipoteğin fekkine, takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, dava konusu müvekkili bankadan kullandırılan kredi ile ilgili olarak diğer davalı ile kardeşinin ceza yargılamasının devam ettiğini ancak kesinleşmiş karar bulunmadığını, tapu siciline güven ilkesi gereği kredi kullandırıldığını ve taşınmazın kaydına ipotek tesis edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … davaya karşı beyanda bulunmamıştır.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın davalı … adına kayıtlı olduğu, taşınmaz üzerine banka tarafından kullandırılan kredi alacağına istinaden ipotek tesis edildiği, icra takibinde davacının taraf olmadığı gerekçesiyle, davacının aktif dava ehliyeti olmadığından davasının reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Hükmüne uyulan Dairemiz Bozma ilamında özetle, “TMK.nun 1025. maddesi hükmüne göre de, bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş veya bir tescil yolsuz olarak terkin olunmuş ya da değiştirilmiş ise, bu yüzden ayni hakkı zedelenen kimse tapu sicilinin düzeltilmesini dava edebileceği, somut olayda da davacının ayni hakkın yolsuz terkin edildiğini ve yine yolsuz olarak sınırlı bir ayni hak tesis edildiğini ileri sürdüğü, davacının, subjektif hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle hukuki koruma istediği, mülkiyet hakkının yolsuz terkini sonucu taşınmazı ipotekle yükümlü kılındığını iddia eden davacının hukuki koruma istemekte yararının bulunduğu, mahkemece açıklanan hususlar gözetilerek, yolsuz tescilin kanıtlanabilmesi için, davalı … ve kardeşleri hakkında sahtecilik iddiasıyla cezalandırılmaları talebiyle açılan ve Ağır Ceza Mahkemesinde görülmekte olan dava sonucunun beklenmesi, bu arada davacıya tapu iptali ve tescil davası açması için önel verilmesi, dava açıldığı takdirde bu davanın sonucu da beklenerek esas hakkında hüküm kurulması gerekirken yazılı gerekçeyle davanın aktif husumet ehliyeti olmadığından bahisle reddine karar verilmesi doğru olmayıp bu nedenlerle kararın bozulması gerektiği,” belirtilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre; … … tarafından davacının kimlik bilgileri ele geçirilmek suretiyle sahte kimlik ve taşınmazın satışı konusunda sahte vekaletname düzenlettirip bu vekaletnameye dayanarak … Haydar’ın davacı adına kayıtlı olan taşınmazı davalı … …’a sattığı bilahare sahte belgelerle ele geçirilen …’a ait taşınmazın ipotek gösterilerek … … adına … A.Ş … Şubesi’nden 46,920 TL’lik kredi kullanıldığı, tapudaki işlemin dayanağı olan vekaletnamenin sahtecilik yoluyla elde edildiği ve tescilin yolsuz olarak gerçekleştiğinin … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile sabit olduğu, her ne kadar davalı bankanın yolsuz tescile güvenen iyiniyetli üçüncü kişi olsa bile sahte vekaletname nedeniyle işlemin sakatlığı söz konusu olduğundan yolsuz tescile dayalı kaydın iptali gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile … İli … İlçesi, … , 204 pafta, 1278 ada, 32 parselde kayıtlı çatı katına havi 3 katlı 5 daireli kargir apartman niteliğindeki 2/10 arsa paylı çatı katı 5 no’lu mesken niteliğindeki taşınmaz üzerine davalı …’ in …… şubesinden aldığı kredinin teminatını teşkil etmek üzere banka lehine tesis edilen l.derece 50.000,00 YTL tutarındaki ipoteğin kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm davalı banka vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile ipoteğin kaldırılmasına karar verilen taşınmazın maliki tapu kaydına göre davalı … olup gerçek malik olduğunu ileri süren davacının adına tapuya kaydedilmemiştir. O halde, davacı kayden malik olmadığına göre, yukarıda değinilen Dairemiz bozma ilamında da açıkça belirtildiği üzere davacı tarafından açılan ve … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde derdest olduğu bildirilen 2007/83 tapu iptali ve tescil davasının sonucu beklenerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, bu davanın sonucu beklenmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 08.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.